Diyarbakırlı iş insanı (müteahhit) Efendi Eyüp Demir, Yozgat Bozokspor Kulübü Başkanlığı için adaylığını açıkladı. İki hafta sonra (28 Haziran) genel kurula gidilecek ve kulübün yeni başkan ve yönetimi seçilecek.

Efendi Eyüp Demir’in tek adayla seçime girme ihtimali çok yüksek. Dolayısıyla kazanmak önünde herhangi bir engel gözükmüyor şu an.

Mevcut Başkan Alparslan Akyüz görevi bırakacağını günler öncesinden deklare etti. Geçtiğimiz hafta vilayet makamında gerçekleşen toplantıda 150 milyonluk bir borç dile geldi. Bu borcun 110 milyon lirası Akyüz’ün kişisel alacağı, 40 milyon lirası da futbolcu alacakları ve SGK giderleri vesaire olarak öne çıktı.

Ne Yozgat Belediyesi bu borcun altından kalkabilir, ne de Yozgatlı bir iş insanı.

Siyasiler de böylesi bir riske hiç girmez.

Lakin, takvim iyice daraldı. Kulübün bir an önce başkanını seçmesi, seçilmiş başkanın cebinde en az 90 milyon lira olması lazım ki futbolcu alacakları ve SGK borçları ödensin, yeni transferler için de hiç değilse 50 milyon liralık kaynak ayrılabilsin.

Akyüz, şahsi alacaklarını takvime bağlayabileceğini söyledi. Ama futbolcu alacakları ve SGK borçlarının acilen ödenmesi şart gözüküyor. Tabii yeni transferler için kaynak aktarımı da mutlaka gerekiyor.

Duyduğuma göre başkan adayı Efendi Eyüp Demir, borçları üstlenebileceğini, dışarıdan 5-6 sponsor firma ile anlaşacağını ve ödemede herhangi bir güçlük yaşanmayacağını taahhüt etti. Demir, ayrıca şampiyon bir takım kadrosu oluşturacağı sözü de verdi.

***

Diyarbakırlı bir iş adamının Yozgat Bozokspor Kulübü Başkanlığına aday olduğunu duyurdum ve takipçilerimin görüşlerine başvurdum önceki gün. Nötr çizgide duran da var (Mehmet Ali Çakır, Salih Şimşek, Ömer Kabakçıoğlu, Ziya Alparslan Erbek, Bayram Bıyık, Osman Aykanat, Ertuğrul Avcı, Mehmet Ardınç, Hüseyin Tanrıkulu), gönülsüz kalan da (Mustafa Teker, Alparslan Serbes, Vedat Uslukılıç). Karşı çıkan da var (Davut Üstüntaş, Mehmet Kartal, Emrah Demir, İlbey Çağrı Karaca, Adnan Erdem, Ömer Arıkan, Yunus Emre Çekerek, Cem Yaylacı, Ziya Yorulmaz, Vedat Türk, Osman Ergül, Mustafa Demir, Şenol Arıkan, Orhan Altun, Nahit Özüdoğru, Mustafa Doğu, Zakir Atmaca, Erdoğan Arslan, Kemal Dursun, Cahit Kocabeyoğlu), destekleyenler de (İsmet Mengüberti, Mustafa Çelikkaya, Berkehan Kavruk, Ümit Şahbaz, Nadir Göksel, Saim Akpınar, Yalçın Yaşar, Sabri Arslan, Metin Sorgunlu, Alparslan Ünal, A. Serkan Serkan, Seyhan Özer, Gökhan Koldemir, Harun Yılmaz, Murat Taşkın, Rafet Sağlık, Levent Şimşek). 

Tablo şöyle gerçekleşti: Nötr kalanlar: 9, Gönülsüzler: 3, Karşı çıkanlar: 20, Destekleyenler: 17.

Yalnızca bir kişi (Ayhan Nurlu) “Hükümetin barış süreci politikasını milliyetçi kanata yedirmek için verdikleri sos diyorum” diyerek başka bir yaklaşım sergiledi.

***

Doğrusu bir ara ben de böyle düşündüm. Diyarbakırlı bir iş insanının Yozgat Bozokspor’a talip olduğunu duyar duymaz, MHP Lideri Bahçeli’nin başlattığı ve zaman içinde devlet politikasına dönüşen “Terörsüz Türkiye” Projesi geldi aklıma. Bir Türk-Kürt kucaklaşması nasıl ki MHP’nin desteği olmadan hayat bulamazsa, nasıl ki burada MHP bir sembol parti pozisyonuyla misyon üstlenmişse, sürecin sağlıklı yürümesi için sembol bir şehre ihtiyaç duyduğunu hatıra getirerek, Yozgat’ın özellikle seçilmiş olabileceğini varsaydım.

Evet, ekonomisi güçlü bir il değil Yozgat. Tarihî ve kültürel mirası, coğrafî konumu, turistik potansiyeli itibarıyla başat rol oynamıyor ama milliyetçilik/mukaddesatçılık denilince akla ilk gelen şehir hiç kuşkusuz. Türk Milliyetçileri için Ergenekon’dur ve bu manada kesinlikle sembol bir şehirdir Yozgat.

Dedim ki, partiler arası diyalog/dayanışma safhası geride kaldı, şimdi de şehirlerarası diyalog/dayanışma zemini hazırlanıyor. Diyarbakırlı iş adamı mali açıdan desteklenecek ve Yozgat kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” Projesi’ne karşı çıkanların direnci kırılacak.

Hatta iş adamına “Bozkurt” işareti bile yaptırabilecekleri, Tanrıdağı eteklerinden kurt gibi uluduğuna dair görüntü dahi paylaştırabilecekleri geldi aklıma.

Bir destek yazısı hazırlamaya niyetlenmişken neredeyse, heves kursakta kaldı.

***

Yazdım, “at sineği” tabiatlı bir insanım ben. Kamuoyunda genel kabul gören her gelişme soru işaretleri doğurur zihnimde. Dışarıdan biraz “paranoid” gibi gözükse de sağlıklı bir kuşkuculuk benimkisi; her iddiayı akıl süzgecinden geçirme refleksi yani.

Aynı alışkanlık depreşti yine.

***

Hükümet kanadını yokladım, olumlu bir izlenim edinmedim. MHP kanadından da sinyal alamadım.

Böyle olunca konunun “Terörsüz Türkiye” Projesi ile bir ilintisi bulunmadığı kanaatine vardım.

Sonra pusulayı bir başka yöne çevirdim.

Duyduklarım, gördüklerim karşısında aklım karıştı.

İyice hem de.

Öncelikle bir hususa dikkat çekmek istiyorum:

Unutulmamalıdır ki “Demir” soyadı çok ama çok yaygın, “Demir” adını taşıyan şirket sayısı da. Araştırılsa elli tane “Eyüp Demir” ismine rastlanılabilir belki. Tabiatıyla bir karışıklık olmuş olabilir. Herhangi bir mağduriyet oluşturmamak adına bir süre çekingen kalmakta fayda görüyorum. Okurlarımı da benzer tavır geliştirmeye davet ediyorum.

İçerisine düştüğüm ikilemin giderilmesini; kafamdaki istifhamın ortadan kalkmasını bekliyorum sadece.

Bir-iki husus var ki mutlaka açığa kavuşmalıdır.

Kendisine 5 soru soracağım, verilecek cevaplardan sonra başkan adaylılığıyla ilgili düşüncemi açıklayacağım.

Soru 1: “Efendi” ismini nüfusa sonradan mı eklettiniz?

Soru 2: Ali Demir neyiniz oluyor?

Soru 3: İstanbul merkezli “Demir Metal İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” ile bir bağlantınız var mı?

Soru 4: Ekonomik sıkışıklık ve girdi maliyetleri inşaat projelerinizi ve hak edişlerinizi etkiledi mi?

Soru 5: Mahsur yoksa şirketinizin Ticaret Sicil Gazetesi veya vergi levhasını paylaşır mısınız?

Şimdilik bu kadar.

Yarın kaldığım yerden devam etmeyi planlıyorum.