Bir grup doktorun bütün birikimlerini ortaya koyup, birkaç iş adamının da katkısını alarak Yozgat’a kazandırdığı ilk özel kuruluş olan Yozgat Şifa Hastanesi, 2006 yılı Kasım’ında, 6 bin 500 metrekare kapalı alan üzerine oturan kendi binasında, 55 yatak kapasitesiyle ve günlük bin hastaya hizmet verebilecek şekilde faaliyete geçti.
Ta baştan sağlık kompleksi mantığıyla inşa edilen 4 kattan müteşekkil binada, diyaliz ünitesi dahil, birçok tıbbi branş tek çatı altında toplandı. Yoğun bakım ve yenidoğan üniteleriyle, ameliyathaneleri ve görüntüleme merkezleriyle tam teşekküllü harika bir yapı oluşturuldu. 40 civarı kadrolu uzman doktor, Yozgat halkının yanı sıra ilçe merkezleri ile çevre illerden taşınan binlerce hastanın ümidi oldu. Yüz akı şahane operasyonlara imza atıldı 8 yıl boyunca. Başlangıçta 150, zirve dönemde 300’e yakın personele istihdam sağlandı.
Erdal Cahit Topçu, Buğra Bilge Keseroğlu, Murat Başer, Arif Yücel, Kubilhan Elmas, Nazmiye Şentürk aklımda kalan birkaç kurucu doktor. Yönetici iş adamı olarak Erol Doğan, Mehmet Doğan ve Uğur Bektaş’ı hatırlıyorum bir de.
Faaliyete geçtiği 2006’dan, faaliyetten çekildiği 2014’e kadar sektörün öncü kuruluşu vasfı taşıdı Şifa Hastanesi, Yozgat’ta sağlık hizmetlerinin çeşitlenmesinde stratejik rol üstlendi.
Ne yazık ki sadece 8 yıl ayakta kaldı.
***
Kapanma sürecine ilişkin tespitlerimi şöyle sıralayabilirim:
Sanırım, iş bölümü yapılamadı, sınırlar korunamadı, zaman yönetimi sağlanamadı, profesyonel destek alınamadı. Kurucu ortakların birden fazla yükümlülük altına girmesi zaman içerisinde tükenmişlik sendromuna yol açtı. Öyle ki, bir ortak doktor hem muayene yaptı hem ameliyata girdi hem de hastaneyi yönetmeye çalıştı.
Ayrıca, kadroya çok ciddi maaşlar ödendi. O sıralar uzman doktorlar Yozgat’a gelmek için neredeyse iki kat maaş talep ediyordu. (Bir özel hastane olsa şimdi de aynı sorun yaşanır.) Bu mecburiyet/mahkûmiyet ekonomik yapıyı bozdu; sağlıklı işleyişi tersyüz etti. Tabiatıyla mali sıkıntılar baş gösterdi. Bazı hekimler maaşlarında sarkmalar olduğu gerekçesiyle ayrılınca, ruhsat koşulları karşılanamadı ve nihayet faaliyet durduruldu.
Onca emek, onca fedakârlık heba oldu.
Şifa Hastanesi Yozgat’ın kaybettikleri arasında başlıca yer tutar.
Gerçek bir üzüntü kaynağıdır benim için.
***
Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, Şifa Hastanesi binasının nasıl değerlendirileceğine ilişkin görüşlerini -son olarak- Nisan ayı meclis toplantısında dile getirdi. Bu toplantıda meclis üyelerinin görüşlerini almakla kalmadı, Yozgat halkına da çağrı yaparak öneri sunmalarını istedi.
Arslan, binayı kullanılamaz buluyor. Sadece iskeletin sağlam olduğunu, kalan kısmın mutlaka yıkılması gerektiğini belirterek, çok ciddi onarıma ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor. Onarım maliyetinin 200 milyon lirayı aşabileceğini öngörüyor.
İçeride tek bir materyal kalmamış, asansör dahi götürülmüş. Uygunsuz kullanımın önüne geçmek için, kapı ve pencereler kapatılarak koruma altına alınmış.
Bina şu hâliyle akıbetini bekliyor.
***
Geçenlerde yaptığım telefon görüşmesinde öğrendim, Başkan, burasının yeşil alan gözüktüğünü, öncelikle imar tadilatına ihtiyaç duyulduğunu anlattı. Yeniden yıkıp yapmanın 1,3 milyar liralık bir bütçe ile ancak mümkün olabileceğini vurguladı. Yozgat’ta bu bütçeyi karşılayacak güçlü bir sermaye bulunmadığı için dışarıdan ortak arayışına yöneleceklerini söyledi.
Başkan’ın aklında iş merkezi artı otel konsepti var. Binayı ikiye ayırmayı, arka bölümü şehir oteli, ön bölümü ise iş merkezi olarak değerlendirmeyi planlıyor. Bu projenin kazancı üzerinde de çalışmış Başkan, yıllık 450 milyon liradan bahsediyor.
Anlaşılan o ki, şehir oteli artı iş merkezi ve ofisler artı toplantı/kongre salonları artı restoran/kafe ve sosyal alanlar şeklinde, günün her saati hareketli bir kompleks üzerinde çalışılıyor. Kentin kurumsal etkinlik ve altyapısını güçlendirmek ve yeni bir çekim noktası oluşturmak amaçlanıyor.
***
Cuma günü yazımın konusunu takipçilerimle paylaşarak katkılarını istedim. Bekir Korkmaz, hırdavatçılar, elektrik-elektronik ve züccaciye gibi farklı sektörlerde faaliyet yürüten esnafın, her bir katta bir sektör olmak üzere toplanılabileceği önerisinde bulundu. Bahri Kapusuzoğlu, “belediye hizmet binası olabilir mi” diye sordu. Nadir Göksel, Nevin Serbes, Özgür Karslıoğlu, Davut Üstündaş, Hilmi Çoban, Levent Şimşek, Sedat üstündaş, Yıldız Ersin ve Alparslan Serbes güçlü bir özel hastaneye acilen ihtiyaç duyulduğunu hatırlattı. Alparslan Serbes ve Celalettin Nazlı kalp hastanesi açığına dikkat çekti. Abdulhadi Koçak, üç-dört yıldızlı otel konseptine dönüştürülebileceğini detayına girerek açıkladı. Mahmut Albay Ünal ve Saim Akpınar bu görüşe destek verdi. Nevzat Kiremitçi de otele dönüştürülmesini istedi. Ahmet Nuri Özel, markalaşmış özel bir hastaneye ihtiyaç olduğunu belirterek kiraya verilmesini teklif etti. Özel ayrıca mevcut öğretmenevi ile trampa yapılabileceğini öne sürdü. Mustafa Sistembölükbaşı ve Mustafa Özel, Ahmet Nuri Özel’i destekledi. Murat Akyol, ağaçlandırma yapılıp vilayet bahçesine katılmasını kayda geçirdi. Hüseyin Ede, şahıs şirketi şerhi koyarak “sağlık merkezi/butik hastane” dedi. Osman Karaca ise tercihini öğrenci evinden yana kullandı.
***
Her bir görüşü saygıdeğer buluyorum, ancak, “bina nasıl değerlendirilebilir” yaklaşımıyla idealin yakalanabileceğini düşünmüyorum. “Yozgat’ın önümüzdeki 20 yılda en çok ihtiyaç duyacağı hizmet nedir” sorusunu esas alarak konuya yaklaşmanın daha isabetli sonuçlar doğuracağı kanaati taşıyorum.
Yazı uzadı. İsterseniz burada nokta koyalım ve yarın kaldığımız yerden devam edelim.