Yozgat’a Devlet Tiyatrosu Sahnesi yakışır

İnan SOYER

19-05-2026 10:47

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, geçtiğimiz cumartesi günü Sivas dönüşü Yozgat’a uğrak verdi. Saygıdeğer misafir, Vali Mehmet Ali Özkan ve Milletvekili Süleyman Şahan tarafından ihtimamla ağırlandı.

Kamuoyuna, “izlenim” ve “saha teması” şeklinde birkaç saatlik program olarak yansıyan ziyaretin, Çamlık gezisi, mezuniyet töreni vesilesiyle üniversite öğrencileriyle bir araya gelmek ve birkaç vatandaşla hatıra fotoğrafı çektirmek haberleriyle sınırlı kalması pek içime sinmedi.

Hak yemiş olmayayım, kısa bir röportaja da rastladım. Her ay birer yetişkin ve çocuk oyunu göndereceğini, önümüzdeki yıl itibarıyla İl’in düzenli bir turne durağına dönüştürülmesi için gayret göstereceğini müjdeledi sayın misafir.

Takdir edilecektir ki bu kadarcık bilgi aktarımı, ne ziyaretin öneminin kavrandığına ne de ziyaretin fırsata dönüştürüldüğüne ilişkin veri içermekte. Ankara ile kültür bağı kurmak adına son derece önem arz eden bu ziyaret bağlamında, tiyatro sanatının ne ifade ettiğinin es geçilmesi, yüksek nitelikli beklentilerin belirgin şekilde öne çıkartılamamış olması büyük bir eksiklik bence.

Bu yıl içinde sadece dört vilayete (Yozgat dâhil) ziyarette bulunmuş bir genel müdürle bu kadar yakınlaşmışken, yalnızca tiyatro temsil sayısına yoğunlaşmak aza kanaat getirmek anlamı taşıyor sanki.

***

Tiyatro sanatı, sosyalleşmenin, modernleşmenin yanı sıra, ortak kimlik ve dil birliği için vazgeçilmez hiç kuşkusuz. O birkaç saatlik gösterinin, sosyokültürel, sosyoekonomik ve psikolojik yansımalarıyla birlikte çok boyutlu bir etkileşim oluşturduğu tartışma kaldırmaz bir gerçek.

Tiyatro temsilleri toplumsal diyalogu güçlendirir; aile ilişkilerini ve kuşak çatışmalarını düzenler, yalnızlığa set çeker; ortak düşünme alanı oluşturarak adalet ve merhamet duygusunun yerleşmesini sağlar.

Tiyatro sanatının ne kadar yerleşik olduğu temel göstergelere direkt yansır. Her şeyden önce düşünen ve üreten bir toplum yapısına delalet eder. Gençlerin sanatla yakın temas kurduğunu, eleştirel düşüncenin ağır bastığını, estetik anlayışın öne çıktığını ve dahi, her alanda kalitenin hâkim olduğunu hatıra getirir.

Dahası, gençleri kültürel etkinliklere çekerek kahvehane odaklı sosyalleşmeye alternatif seçenek sunar, sanatsal faaliyetlere merak uyandırarak amatör toplulukların doğmasına zemin hazırlar.

En hayatî yansıma, algıya yaptığı katkıda kendini gösterir. Şehirler, kimliklerini düzenli imar planları, muhteşem yolları ve görkemli binalarıyla değil, kültürel hayatın zenginliğiyle kazanır. Festival düzenleyen, tiyatro ağırlayan şehir mi hayranlık uyandırır, sanat gelmeyen şehir mi, değil mi?

Öte yandan, profesyonel temsillerin sahnelenmesi, yerel tiyatro gruplarına örnek teşkil eder, onların motivasyonunu artırır; irticalen de olsa bilgi aktarımı gerçekleşmiş olur.

Veriler göstermektedir ki, profesyonel tiyatroların sahne aldığı şehirlerde yerel tiyatro toplulukları gelişme kaydetmekte ve yarı profesyonel anlayışla harika işler çıkartmaktadır.

Gelişkin bir tiyatro ortamı, üniversite tercihlerini, memurların ve yatırımcıların yaşam kalitelerini dahi etkileyecek pozisyon içerir.

Siyasilerimiz ve bürokratlarımız tiyatro sanatını kent kimliği ve yetişmiş/kaliteli insan sermayesi açısından öncelikli bir genel politika ve kalkınma aracı görmelidir.

***

Biliyor musunuz, felsefenin altın çağı kabul edilen milattan önce 300-400’lü yıllarda Sokrates, Platon ve Aristoteles gibi insanüstü zekâların birbiri peşi sıra ortaya çıktığı mümbit atmosferi hazırlayan ortam, “tragedya” temsilleri sayesinde şekillendi. Epikuros ve Stoa felsefelerinin temelleri bu çağda atıldı. Dikkatinizi çekerim, tarihî kalıntılarının yegâne buluntusu amfitiyatrolardan arta kalanlardır.

Tiyatro sanatına öncelik vermek gerekiyor.

Üzerine titrenilesi bu sanat, önceliği fazlasıyla hak ediyor çünkü.

***

Çok uzattım, farkındayım. Sadede geleyim o hâlde.

Yozgat tiyatro kültürü bağlamında fakir sayılmaz. Bu yıl geçen 4,5 ay içerisinde üçü profesyonel dört tiyatro eseri başarıyla sahnelendi.

Yozgat’ımızda profesyonellere taş çıkartacak temsillere imza atan yarı profesyonel tiyatro topluluklarımızın da bulunması çok büyük kazanç. Orta ölçekli (300-600 kişilik) tiyatro temsillerini kaldırabilecek evsafta üç salonumuz var. Biraz uğraşılsa, iki salon daha kazandırılabilir rahatlıkla. Düzenli izleyici potansiyelimiz asla hafife alınamaz. Belediyemiz ve siyasilerimizin sürece hakkıyla omuz vereceğine adım gibi eminim. Rektörlüğümüz başat aktör olacaktır kesinlikle.

***

Demem o ki, Yozgat’a mutlaka ve ivedilikle “Devlet Tiyatrosu Sahnesi” kazandırılmalıdır. Gerekli altyapı asgari düzeyde hazır gözüküyor. Eksiği varsa, özel yatırım bütçesi hazırlamak anlamında siyasilerimiz mutlaka gereğini yapacaktır. Sayın Karadağlı’nıın özel kalem müdürünün hemşehrimiz olması da eşsiz bir nimet. Sayın Ali Ceyhan üzerine düşeni yerine getirecektir muhakkak.

Son kertede, Kültür Bakanlığı onayını almak milletvekillerimiz için sorun teşkil etmeyecektir.

Yeter ki iyi hazırlanmış bir proje dosyası sunalım biz.

Devlet Tiyatrosu Sahnesi, hızlı tren ve havaalanından mahrum komşu Çorum’da dahi varken, Yozgat’ta niçin olmasın!

***

Şehir aidiyetimizi zayıflatmamak, duygusal bağımızın kopmasına izin vermemek, üniversite öğrencilerinin sevgi, saygı ve takdir dolu hislerle tutunmasını sağlamak adına, bu projeyi hayata geçirelim lütfen!

Bu güzel şehre hizmet edenler tarih sahnesindeki saygın yerlerini alacak elbet.

Ha gayret!

 

DİĞER YAZILARI Kazım Arslan meselesi 01-01-1970 03:00 At Sineği 01-01-1970 03:00