Şikâyetçiyim. Yazılarım okunmuyor

İnan SOYER

04-06-2026 18:47

Soner Tumgan’la iki-üç günde bir köşe yazılarımın okunma oranlarına bakıyor, rakamları değerlendiriyoruz. Kaç kez tıklanmış, sayfada ortalama kaç dakika kalınmış, hangi saat dilimlerinde yoğunluk artmış, site içi sıralaması ne durumda vesaire ayrıntısıyla görüyor, üzerinde çözümlemelerde bulunuyoruz.

Veriler benim açımdan iç açmıyor.

Saklayamam, saklamak da anlamsız zaten. İtiraf etmeliyim ki sanıldığı gibi çok okunan bir yazar değilim. Tamam, henüz yeni başladım ama bu kadarını beklemiyordum doğrusu.

Tıklanma oranı idare eder, ancak sayfada kalınan süre, tıklanma oranı ile paralellik arz etmiyor. Anlaşıldığı kadarıyla sevenlerim, okunur yüzdesini artırmak için sayfaya giriyor, yazıya göz atmadan gerisin geri çıkıyor. Kim bilir belki de bu işlemi birden fazla yapanlar da bulunuyor.

Sapı var danesi yok hesabı hani.

Üzüldüğümü saklayamamış olmalıyım ki rahatlamam için bir öneride bulundu Soner kardeşim.

-Bence yazılarınızı kulis bilgileri ağırlıklı yazın. Abbas Uyandı’yı hatırlayın!

***

Hatırlayalım bakalım…

Abbas Uyandı’nın Sherlock Holmes şapkalı eskiziyle tamamladığı “Kulis” yazılarına başladığı tarih 1997. Yozgat Yenigün’ün arka yüzündeki yerinde her gün yarım sayfa söylenti/duyum tarzında, yarı istihza üslupla kaleme alınmış köşe yazısı, Yozgat kamuoyunda olağanüstü ilgi uyandırmıştı. Hem tarz hem üslup hem de içerik bir bütün olarak “ilk” özelliği taşıdığından olacak, her yaş grubundan insan her gün kulis okumaya mecbur kalmıştı.

Hatırlıyorum, hoşuma gitmişti çünkü. Mesai arkadaşımız Gökhan Doğan, çok güzel bir enstantane yakalamış, bir grup insanın aynı anda ve birbirinden bağımsız hâlde Yenigün Gazetesi okuduğunun fotoğrafını bir kareye sığdırarak çekmişti.

Fotoğraf kurgu değildi, mizansen hiç değildi, tamamen spontane yakalanmış çok samimi bir sahneydi. İnsanlar büyük bir dikkatle gazetenin arka yüzüne odaklanmış, belli ki Kulis okuyordu.

O günler sosyal medya denilen geniş platform ağı yoktu.

Gazeteler hâlâ en favori bilgilenme aracıydı.

Kulis her gün beklenen bir köşeydi. Gazetenin yegâne popülarite kaynağıydı.

O sıralar ben de yazıyordum ama okur kitlem Kulis okuru kadar yazarına tutkun değildi.

Aradan neredeyse 20 yıl geçti.

Şimdi açıklamakta beis görmüyorum.

Kulis’i de ben yazıyordum . Abbas Uyandı, kullandığım bir müstear isimdi.

Hiçbir zaman O’nun kadar ilgi görmedim ne yazık ki.

Kulis, yazıları 2 yıl aradan sonra 1999 yılında Yozgat Belediyesi tarafından 350’den 700 sayfa olarak iki cilt halinde kitaplaştırıldı.

Emanet isteseniz, veremem, elimde tek takım var çünkü.

İhtiyaç olduğunu da düşünmüyorum. Biliyorum ki çoğunuzun evinde bir takım bulunmakta.

Abbas Uyandı’nın “Tosun” adlı bir de yol arkadaşı vardı. Tosun da bir hayali kahramandı aslında. Yozgatlı uzun zaman “Kulis”i kim yazdı anlamadı. Belki de bu denli ilgi görmesinin altında yatan gerçek, üzerindeki gizemin çözülememiş olmasında yatıyordu.

Açık verdiğim de oluyordu bazen. Mesela bir Renault’la yolculuk hikâyesini aktardım bir gün. Ben, Seyfi Çelikkaya, Mustafa Doğan, Bilal Yeşilkaya, Fatih Akses, şoförümüz Hacı Şimşek Yimpaş Şubesi açılışı için Kahramanmaraş’a gitmişiz (*). Aslında 6 kişiyiz, hayli sıkışığız yani. Kulis yazılacak ve hayali isimleri; Abbas Uyandı ve Tosun’u eklemek mecburiyeti var, olduk mu sekiz kişi. İsimleri sıralarken sekiz kişinin küçük bir otomobile nasıl yolculuk edebildiği gerçeğini atlamışım. Tabiatıyla çok kişiden “hadi anlat, sekiz kişi nasıl sığdınız o arabaya” şeklinde itiraz yükselmişti, hatırlıyorum.

“Üst üste gittik kardeşim var mı ötesi..” diyerek savuşturmaya çalışırken hayli sıkıntı çekmiştim.

Aklıma geldikçe gülerim!

***

O yıllar, övünmek gibi olmasın, Yozgat’ta çıt çıksa kulağıma gelirdi. Haber kaynaklarım hem durağanlığa heyecan katmak hem yardımcı olmak maksadıyla doğru yanlış; değer değmez bilgi akışı sağlardı bana. Bunlardan mizah değeri olanları Abbas Uyandı, toplumsal içeriği bulunanları İnan Soyer adı altında tasnife tabi tutardım.

Mahkemelerde gezindiğim çok olmuştur. Hiçbir haber kaynağımı ifşa etmediğim için insanlar benimle mahrem şeyler paylaşmaktan çekinmezdi.

Hey gidi günler hey!

***

Önümdeki ekrandan verileri takip ediyorum, Soner Tumgan haklı sanki. 11 yazı yazmışım, “Kazım Arslan meselesi” başlıklı olanı hem en çok tıklanan hem de ortalama zaman dilimi itibarıyla en çok eğleşilen makale konumunda.

Soner kardeşim haklı olmasına haklı ama köprünün altından çok su aktığı da bir gerçek.

Ne ben eski ben, ne ortam eski ortam, ne cemaat eski cemaat.

Haber kaynaklarımın neredeyse tamamıyla irtibatım kesildi.

Yeni ikame aylar, yıllar sürer besbelli.

“Abbas Uyandı’yı hatırla!” demek kolay.

Nasıl yapabileceğim büyük bir muamma.

***

Okurlarım ne düşünüyor, sadece internet sayfasından aldığımız veriler ışığında edindiğimiz, daha doğrusu çözümlemeye çalıştığımız bilgilerle sınırlı.

Gerçekte nedir bilmiyoruz.

Bakalım nasıl bir dönüş olacak…

Kendimi mecbur sayarsam, çok ama çok gayret edecek ve ayrıca bir kulis yazısı çıkartmaya çalışacağım.

Bu sefer gizem olmayacak. Köşeyi ben kaleme alacağım ama isim hanesinde “Molla Kasım” yazacak.

Dereyi görmeden paçayı sıvamayayım peşinen.

Olursa/olacaksa demekle yetineyim.

Bugünlük bu kadar.

Son söz tasavvuf büyüğümüzden gelsin:

Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme / Seni sîgaya çeker bir Molla Kasım gelir!

***

(*). Şehir adını ve isimleri karıştırmıyorumdur inşallah.

Not: Soner kardeşimin soyadı “Tumgan”mış. “Tümgan” değil yani. Ben de yeni öğrendim. “Tumgan” yazdığım için hata yaptığım düşünülmesin istedim.

Nüfus memuru iki noktayı unutmuş olmalı.

 

DİĞER YAZILARI Nefis çok övülme yüzünden firavunlaştı… 01-01-1970 03:00 4 bin değil 161 bin kişi lazım 01-01-1970 03:00 Hâlâ orta alt klasmanda bir üniversite… 01-01-1970 03:00 Hikâyenin yazıldığı yıl: 2020 01-01-1970 03:00 Bir Amatör Spor Evi yaptırmak çok mu zor 01-01-1970 03:00 Yozgat büyüme trendini kaybetti 01-01-1970 03:00 10 yıl boyunca göç yaşanmadı ama… 01-01-1970 03:00 Kampüse sıkıştırılmış bir etkinlik 01-01-1970 03:00 Kazım Arslan meselesi 01-01-1970 03:00 Yozgat’a Devlet Tiyatrosu Sahnesi yakışır 01-01-1970 03:00 At Sineği 01-01-1970 03:00