Biliyor musunuz, 1930’lu yıllarda Türkiye’mizde ortalama ömür süresi erkekler için 40, kadınlar için 45 yıldı. 1960’lara gelindiğinde 55’e, 1980’lerde 63’e, 2000’lerde 71’e, günümüzde 78’e yükseldi.
Tabii ortalama rakamlar bunlar.
Bugün erkeklerde 75 yıla, kadınlarda ise 81 yıla uzamış durumda.
Demek oluyor ki, son yüz yılda Türk insanının ömür süresi neredeyse ikiye katlandı.
Bu gelişmede, koruyucu sağlık hizmetlerinin devreye alınmasının büyük rolü olduğu biliniyor. Aşılama, temiz suya ulaşım, antibiyotik kullanımı, sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması gibi faaliyetlerle bebek ölüm oranı kontrol altına alınınca ortalama ömür süresi otomatikman uzadı.
Demograflar, Türkiye’de ömür süresinin artmaya devam edeceğini, 2030’larda 79-80, 2040’larda ise 81-83 yıla çıkacağını öngörüyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2024 verilerine göre, 65 yaş ve üzeri nüfus oranı yüzde 10,6’ya yükselmiş durumda. Bir başka ifadeyle, 85,5 milyon vatandaştan 9,1 milyonu 65 yaş ve üzeri kategoride yer alıyor.
Türkiye bu değerlerle Dünya ortalamasının üzerinde, Batı Avrupa’nın biraz altında, gelişmiş ülkeler grubuna ise yakın gözüküyor. Bu kategoride liderlik 85 yıl ile Japonya’ya ait. Japonya’yı 84 yıl ile İsviçre ve İspanya takip ediyor. Afrika ülkelerinde ortalama ömür süresi ne yazık ki 55-65 bandında seyir izliyor.
***
Yozgat, yaşlı nüfus oranı en yüksek iller sıralamasında, Sinop (%20,8), Kastamonu (%20,2), Giresun (%19,1), Artvin (%18,0), Çankırı (%18,0), Balıkesir (%17,0), Çorum (%17,0), Tunceli (%17,0), Edirne (%17,0), Çanakkale (%17,0), Amasya (%16,5), Kırıkkale (%16,5) ve Burdur’un (%16,0) ardından 14’ncü basamakta (%15,5) bulunuyor.
İç Anadolu Bölgesi’nde, Çankırı, Çorum ve Kırıkkale’nin ardından 4’ncü sıradayız. Kırşehir (%15,0), Nevşehir (%14,0), Sivas (%14,0), Aksaray (%13,0), Karaman (%13,0), Kayseri (%12,0), Konya (%11,0) ve Ankara (%10,0) bizden daha iyi istatistiğe sahip.
İlçelere oranla Yozgat Merkez nüfusu daha genç. Çayıralan, Çandır, Kadışehri, Saraykent ve Yenifakılı (%20-25) “çok yüksek”, Şefaatli, Çekerek, Akdağmadeni, Aydıncık (%18-22) “yüksek”, Sarıkaya (%18) “orta yüksek”, Boğazlıyan ve Sorgun (%15) “orta”, Yerköy (%14) “daha düşük”, Merkez İlçe ise (%12) “en düşük” yaşlı grupta yer alıyor.
Hemen hatırlatayım, bu tablo sadece doğurganlıkla değil, uzun zamana yaygın genç nüfus göçüyle; genç nüfusu tutabilme kapasitesiyle bağlantılı şekilleniyor.
Yozgat genel nüfusunun 2030’lu yıllarda yüzde 18-20’ye, 2040’lu yıllarda yüzde 22-25’e yükseleceği; 24 yıl sonra her 4 kişiden birinin 65 ve üzeri yaş grubunda bulunacağı varsayılıyor.
***
Yozgat nüfusu bugün itibarıyla yaklaşık 420 bin. 65 ve üstü yaş oranı yüzde 15,5 olduğuna göre, 65 ila 70 bin civarında yaşlı nüfusumuz bulunduğu anlaşılıyor.
Yani şiddetle huzurevi, yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerine ihtiyaç duyuluyor. An itibarıyla en az, 500, orta ölçekte 950, yeterli miktarda bin 800 yatak kapasitesine çıkmak elzem görünüyor.
Mevcut ihtiyacın 2040 yılında 3 binlere (huzurevi yatağı: 600-800, yaşlı bakım merkezi yatağı: 400-700, Alzheimer/Demans yatağı: 150-300, gündüzlü yaşam merkezi: 500-1000) dayanacağı, ayrıca 10 bine yakın hastanın evde bakım hizmeti alacağı tahmin ediliyor.
Bugün itibarıyla Yozgat’ta, Merkez Alparslan Türkeş Huzurevi (75), Sorgun Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi (80), Akdağmadeni Huzurevi (62) ve Esenli Bilal Şahin Huzurevi (40) olmak üzere 4 adet kamu, Yozgat Özel Çamlık Bakım Merkezi ve Yerköy Derman Anadolu Bakım Merkezi olmak üzere 2 adet özel sektör toplam 6 adet yaşlı bakım merkezi bulunuyor. Kamu kuruluşlarının yatak kapasitesi 257 ile sınırlı. Özel işletmelerin yatak kapasiteleri ise bilinmiyor, 50 artı 50 olsa -büyük ihtimal çok daha az- Yozgat genelinde yaşlı bakım merkezlerinin hasta kabul oranları 400’e bile ulaşmıyor.
Bu tesislerin tam kapasite hizmet verdiğine kuşku yok.
***
Sözü nereye getireceğim anlaşılmıştır muhakkak. Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, tecrübesiyle/donanımıyla çoktan kestirmiştir eminim.
Özel Şifa Hastanesi binası, içinde 150-200 yataklı bakım merkezi, fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesi, Demans ve Alzheimer merkezi ve gündüzlü yaşlı yaşam merkezi olmak üzere bir sağlık kompleksine dönüştürülmelidir. Aradaki cadde kapatılmalı, Batıya doğru uzatılarak büyükçe bir park/bahçe elde edilmelidir.
Kazım Başkan, belediyenin yıllık kazancını hesap etmek yerine, önümüzdeki 20 yılın en stratejik ihtiyacını karşılamak üzere harekete geçmelidir.
Milli Eğitim Bakanı açıkladı, nüfus hareketliğinden dolayı Yozgat’ta derslik ihtiyacı bulunmuyor bugün. Yozgat Belediyesi yakın gelecekte yeni yollar, yeni mahalleler, yeni meydanlar açma, yeni yurtlar, yeni kreşler yapma ihtiyacı duymayacak büyük ihtimal. Etrafta daha az çocuk, daha az genç ve yetişkin, daha fazla emekli nüfus görülecek çünkü.
Şehir merkezine yaşlı sağlık kompleksi mi yapılır derseniz, elbette yapılır derim. Terk eden terk edene nasılsa, şehir sahipsiz bırakılmamış olur böylelikle. Herkese bir adım uzaklıkta yerleşik geniş park alanında kurulu banklarda, çardaklarda çol çocuk, torun torba sık sık bir araya gelir hiç değilse.
Yozgat’ı, yaşlı yoğun il görünümünden çıkartmak, “sağlıklı yaşlanma merkezi” kimliği kazandırmak hayati önem taşıyor bence.
***
Lamı cimi yok eğip bükmeden söylemeliyim, gelecek endişesi taşıyan yaşlı bir insanım. Dostlar/arkadaşlar/tanıdıklar da yaşlı. Kazım Bey de sayılır. Bu hizmet gerçekleşirse, oda komşusu olarak günler boyu uzun sohbetler yaparız hep birlikte.
İyi olmaz mı?