Merhaba kıymetli Yozgatlı hemşerilerim,
Bu köşede sizlerle ilk defa buluşmanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Yozgat Aydıncık doğumlu bir ziraat mühendisi olarak, uzun yıllar toprağın nabzını tutan biri olarak şimdi kalemi elime alıyorum. Bundan böyle bu köşede, çiftçimizin sesi olmak, toprağımızın dili olmak ve sizlerle tarımın nabzını paylaşmak niyetindeyim.
Bugün yazıma, hepimizi etkileyen ve son günlerde sıkça konuşulan bir konuyla başlamak istedim: Zirai don.
Geçtiğimiz günlerde özellikle gece sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle birlikte birçok bölgemizde zirai don etkili oldu. Bahar aylarında çiçeklenme dönemine giren meyve ağaçları ve bazı tarla bitkileri bu ani soğuklardan ciddi zarar gördü. Don, sadece yaprakları ya da çiçekleri yakmakla kalmaz; verimi, geçim kaynağını, emeği ve umudu da beraberinde götürebilir.
Bu sebeple üreticimizin bu doğal afetlere karşı bilinçli olması büyük önem taşıyor. Erken uyarı sistemlerinin takibi, uygun dikim tarihleri ve koruyucu tedbirler, her zamankinden daha fazla gündemimizde olmalı. Unutmayalım ki bilgi, en büyük güvencedir.
Bu köşede her hafta sizlerle tarıma dair güncel gelişmeleri, üretim önerilerini ve çiftçimizin yaşadığı sorunlara dair çözüm yollarını paylaşmaya gayret edeceğim. Çünkü toprağımız bereketli, insanımız üretken… Yeter ki el ele verelim, bilgiyi paylaşalım, birlikte üretelim.
Kalemimiz toprağa değsin, yazımız bereket getirsin.
Selam ve muhabbetle,