Yozgat’ta son aylarda alışık olmadığımız görüntülerle karşı karşıyayız.
Tilkiler şehir merkezine iniyor, yılanlar asfalt yolların kenarında sürünüyor, fare sayısında gözle görülür bir artış var. Tüm bu gelişmeler bazıları için ürkütücü, bazıları için sıradan görünebilir. Fakat bizler için bir uyarıdır: Doğal denge bozuldu.
Sokak Hayvanlarını Topladık, Ama Ne Kaybettik?
Yıllardır, sokak hayvanları “sorun” olarak görülüyor. Kedi ve köpeklerin şehir merkezinden toplanması, barınaklara kapatılması ya da kimi zaman sessizce ortadan kaybolmaları, bir başarı gibi sunuluyor. Ancak kimse şu soruyu sormuyor:
Bu hayvanlar doğada hangi boşluğu dolduruyordu?
Kediler fare popülasyonunu dengeleyen en etkili canlılardandı. Köpekler, tilkilerin ve diğer yırtıcıların şehir içine girmesini engelliyordu. Yani kedi-köpek dediğimiz sokak hayvanları, aslında doğanın şehirdeki ilk savunma hattıydı.
Tilkiler Neden Şehre İniyor?
Eskiden sadece kırsalda ya da ormanlık alanlarda karşılaştığımız tilkilerin, artık gündüz vakti bile şehir merkezlerinde görülmesi bir “doğal davranış” değil, bir zorunluluktur.
Tilkiler, doğal yaşam alanlarında yeterli besin bulamıyor. Çünkü bu ekosistemdeki tüm parçalar birbirine bağlı. Gıda zincirinin halkaları zarar görünce, tilki de, yılan da, sansar da bir sonraki halka olan şehre yöneliyor.
Yılanlar Asfaltta, Fareler Mahallede
Yozgat’ta bu yaz yılanlarla ilgili ihbar sayısında belirgin bir artış yaşandı. Kırsal ve çayırlık alanlardaki biyolojik denge bozulunca, yılanlar doğal düşmanlarının yokluğunda daha serbest davranmaya başlıyor. Özellikle kemirgen sayısının artması, yılanların da şehir çeperine yönelmesine neden oluyor.
Yine fareler... Çöp alanlarında, kanalizasyon kenarlarında ve bazı mahallelerde belirgin şekilde artış gösterdi. Çünkü kedi popülasyonu zayıflatıldı. Ekosistemdeki “fare kontrol sistemi” devre dışı bırakıldı.
Dengeyi Sağlayacak Olan Yine Biziz
Bu yazdıklarımız sadece veterinerlik bilgisi değil; sahadan, gözlemden, raporlardan gelen uyarılardır.
Yaban hayatı ile şehir hayatı arasında “duvar” örmeye çalışmak, doğayı anlamamak demektir.
Doğa; boşluk sevmez, ihmal edilen her alanı kendi yöntemleriyle doldurur.
Biz sokak hayvanlarını yok sayarsak, doğa kendi yeni misafirlerini –tilkiyi, yılanı, fareyi– yollar.
Çözüm Ne?
Kedi ve köpek popülasyonunu kontrol altına almak için bilimsel ve etik yöntemler kullanılmalı, kitlesel toplama uygulamalarına son verilmelidir.
Şehir planlamalarında yaban hayatı koridorları ve tampon bölgeler oluşturulmalıdır.
Tarım ilaçlarının kontrolsüz kullanımı, doğadaki böcekçil ve yırtıcı türleri azaltmaktadır; bu konu yeniden düzenlenmelidir.
Sivil toplum, yerel yönetimler ve üniversiteler birlikte çalışmalı; doğa temelli planlamalar yapılmalıdır.
Yozgat doğası sessizce mesaj veriyor. Tilkilerle, yılanlarla, farelerle değil, doğayla inatlaşarak savaşamayız. Yapmamız gereken, doğanın kendi dengesini bulmasına alan tanımak ve bu dengenin parçası olan her canlıya hakkını vermektir.
Unutmayalım ki doğa adaletlidir, ama sabırlıdır. Ve bizler, bu sabrın sınırlarını zorlamaya başladık.
Veteriner Hekim Süleyman ARKAÇ
Bozok Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği Başkanı