Yozgat Şehir Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Uzm. Almila Soylu Düzcan, Dünya Kekemelik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kekemeliğe ilişkin toplumdaki yanlış inanışlara ve terapi sürecine dair bilgiler paylaştı.
Konuşmanın duygu ve düşünceleri ifade etmenin temel yollarından biri olduğunu belirten Düzcan, kekemeliği olan bireylerin ses, hece veya sözcük tekrarları, sesleri uzatma ve konuşma sırasında yaşanan bloklar nedeniyle iletişimde zorluk çekebildiğini ifade etti.
KEKEMELİĞİN BİRDEN FAZLA NEDENİ BULUNUYOR
Kekemeliğin yalnızca konuşma sırasında ortaya çıkan takılmalarla sınırlı olmadığını dile getiren Düzcan, bireyin yaşadığı duyguların, düşüncelerin ve çevresinden aldığı tepkilerin de bu deneyimin bir parçası olduğunu kaydetti.
Toplumda kekemeliğin yalnızca heyecan, stres veya ebeveyn tutumlarından kaynaklandığı yönünde yanlış inanışlar bulunduğuna dikkat çeken Düzcan, bilimsel araştırmaların biyolojik, genetik, bilişsel ve çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığı çok faktörlü bir yapıya işaret ettiğini belirtti. Çocukların çevrelerindeki kişileri taklit ederek kekeme oldukları düşüncesinin de doğru olmadığını vurguladı.
Kekemeliğin çoğunlukla çocukluk döneminde başladığını belirten Düzcan, bazı çocuklarda zamanla azalma görülebildiğini, bazı bireylerde ise konuşma akıcılığına ilişkin güçlüklerin devam edebildiğini ifade etti.
Bu nedenle konuşma akıcılığıyla ilgili güçlük yaşayan çocukların ve bireylerin erken dönemde değerlendirilmesinin önem taşıdığını kaydeden Düzcan, ihtiyaç doğrultusunda uygun uzmana başvurulması gerektiğini söyledi.
Kekemeliğin sosyal yaşam üzerindeki etkilerine de değinen Düzcan, bazı bireylerin konuşmaktan kaçınabildiğini, iletişim sırasında kaygı yaşayabildiğini ve olumsuz tepkilerden etkilenebildiğini belirtti. Özellikle çocukluk döneminde yaşanan olumsuz deneyimlerin özgüveni ve sosyal yaşama katılımı etkileyebileceğine dikkat çekti.
TERAPİYLE İLETİŞİM BECERİLERİ DESTEKLENİYOR
Kekemeliğe yönelik bilimsel temelli terapi yaklaşımlarının bulunduğunu ifade eden Düzcan, terapinin yalnızca konuşma akıcılığını artırmayı hedeflemediğini vurguladı. Terapi sürecinin bireyin kendisini daha rahat ifade etmesine ve günlük yaşamda iletişime daha aktif katılmasına da katkı sağlamayı amaçladığını belirtti.
YOZGAT VE SORGUN’DA TERAPİ HİZMETİ
Kekemelik konusunda destek almak isteyen vatandaşların, hekim değerlendirmesinin ardından uygun görülmesi halinde dil ve konuşma terapistine yönlendirilebildiği bildirildi. Uzman desteğine erişimin, bireyin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve uygun terapi sürecinin planlanması açısından önem taşıdığı ifade edildi.
/ Haber Merkezi




























