Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, son yılların en kurak döneminin yaşandığı Yozgat’ta barajlar, göletler, akarsular ve yeraltı su kaynakları alarm vermeye başladı. Kurak geçen yaz mevsimi ve kış ile ilkbahar aylarında beklenen yağışların düşmemesi nedeniyle, Yozgat genelindeki su kaynaklarında tehlikeli seviyelerde azalma yaşandı.
Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, Musabeyli Barajı’ndaki kritik seviyeye dikkat çekerek, “1 Eylül itibariyle barajdaki su seviyemiz yüzde 7’ye düştü. Şu anda Musabeyli Barajı’nda toplam beş milyon metreküp suyumuz var, ancak bunun yalnızca üç milyon metreküpünü kullanabileceğiz. Kalan kısım teknik nedenlerle kullanılamaz durumda” dedi.
Yozgat genelinde tarımsal sulama amacıyla tesis edilen baraj ve göletlerdeki su seviyesi büyük oranda düştü. Yeraltı suyu ihtiyacını karşılamak için açılan binlerce sondaj kuyusu, su kaynaklarını daha da derinleştirirken, kırsal bölgelerdeki akar çeşmelerin büyük bölümü tamamen kurudu. Özellikle Boğazlıyan ilçesinde sulama amaçlı vurulan sondajların, bölgedeki Cavlak termal kaynağını olumsuz etkilediği açıklandı. Tarım alanlarını sulamak için aşırı su çekimi yapılan bölgede, 32-44 derece sıcaklıkta bikarbonatlı, klorürlü ve sülfatlı sıcak su kaynağı ile oluşan göl yok olma noktasına geldi. Türkiye’nin en zengin jeotermal kaynaklarından bazılarına ev sahipliği yapan Yozgat’ta, kuraklığın olumsuz etkileri jeotermal su kaynaklarında da hissediliyor. Uzmanlar, Boğazlıyan’ın Cavlak bölgesindeki sıcak su gölünün küçülmesinde hem yağış yetersizliği hem de kontrolsüz sondaj kullanımının etkili olduğunu belirtiyor. Bölgedeki su çekilmesinin devam etmesi halinde, jeotermal kaynakların tamamen kuruma riski ile karşı karşıya olduğu uyarısı yapılıyor. Yozgat Valiliği, su kaynaklarındaki kritik seviyeye dikkat çekerek kamuoyuna önemli bir uyarı yaptı. “Su hayattır, israf etmeyelim” başlığıyla yapılan duyuruda, şu ifadelere yer verildi:
“Su, tüm canlılar için vazgeçilmezdir. Doğal kaynaklarımızı verimli kullanarak geleceğimize sahip çıkmalıyız. Gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakabilmek için su tasarrufu büyük önem taşıyor.”
Valilik, hem tarımsal sulamada hem de evsel kullanımda su kaynaklarının verimli ve bilinçli kullanılmasının zorunlu hale geldiğini vurguladı. Ziraat mühendisleri ve çevre uzmanları, yaşanan kuraklığa karşı kontrollü sulama tekniklerinin uygulanmasını, yeraltı su kaynaklarının aşırı kullanımının sınırlandırılmasını ve yağmur suyu hasadı projelerinin hayata geçirilmesini öneriyor. Özellikle Yozgat gibi tarımın yoğun yapıldığı bölgelerde, vahşi sulama yerine damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasının hem su tasarrufuna hem de verimliliğe katkı sağlayacağı belirtiliyor.
Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, şehir merkezinin şebeke suyunun karşılandığı Musabeyli Barajı’nda doluluk oranının yüzde 7’ye kadar indiğini, keson kuyular ile Kirazlıdere göletinde de su seviyesinin çok düşük olduğunu söyledi. Arslan, şöyle konuştu:
"Geldiğimiz noktada 1 Eylül itibariyle Musabeyli Barajı'ndaki su seviyemiz yüzde 7 seviyesinde. Şu anda beş milyon metreküp suyumuz var Musabeyli Barajı'nda. Bunun yaklaşık üç milyon metreküpünü kullanabileceğiz, ondan sonrasını kullanamayacağız, kalan iki milyonu net şekilde kullanamayacağız. Bu beş milyon metreküpten kullanılabilecek yaklaşık üç milyonun anlatımı şu demek; en fazla iki ay kullanabileceğimiz su var Musabeyli Barajı'nda. İkincisi; Arapseyfi bölgesindeki kuyulardan gelen suyumuz. Daha öncesinde oradan da 700 metreküp su alabiliyorduk kuyulardan saatte, şimdi o da 350-400 metreküp civarına düştü. Alabildiğimiz su ortada da yarıya düştü, Arapseyfi’de de. Kirazlıdere göletindeki su seviyemiz şu anda yüzde 25-30 civarında, onu da Yozgat'ın alt bölgelerine kısmen verebiliyoruz. Orada bir katkı şu oldu, yaklaşık üç bin civarında konutun ihtiyacını karşılayacak kadar bir kuyu bulduk, o suyu da takviye ediyoruz. İşin özeti, yaklaşık iki ay kullanabileceğimiz, düzenli verebileceğimiz suyumuz var. Ondan sonra eğer hakikaten Musabeyli bölgesiyle ilgili ciddi yağışlar olup, destekleyemezse bizim sistemimizi Arapseyfi’den gelen su Yozgat'ın ihtiyacının ancak üçte birini karşılayacak durumda." Ama insanların da dikkatini çekmemiz lazım. Birkaç gün önce birisi bana çekmiş video atmış apartmandan, okulun bahçesinde müdür başlarında hortumu çekmişler, Kent Park'taki bir okulun bahçesini yıkıyorlar. Hemen zabıtayı gönderdik, müdahale ettirdik, müdür şiddetli tepki gösterdi bize. Aylardır söylüyoruz, 'Suyun sesini duyun' diyoruz. Türkiye'nin her yerinde var bu su sıkıntısı. Bütün illerde, bütün ilçelerde, köylerde ciddi bir su sıkıntısıyla, kuraklıkla karşı karşıyayız. 1 Eylül itibariyle söylüyorum, bu sene barajdaki su seviyemiz yüzde 7. Geçen sene 1 Eylül'de yüzde 24. Bir önceki sene yüzde 33, bir önceki sene yüzde 45. Yani dört yılda yüzde 45’ten yüzde 7’ye kadar sürekli gerileyen bir su meselesi var. Şimdi biz biraz sonra su tarifesini konuşacağız ama iki ay sonra para da versek içebileceğimiz, kullanabileceğimiz bir su kalmayacak, şehrin durumu bu. Biz tabii ki boş geçirmiyoruz, birtakım arayışlar içerisindeyiz. Son birkaç ay içerisinde dört tane kuyuda su bulduk. Bunları doğrudan temin yoluyla yaptık. Yaklaşık bir saniyede 22, 23 litre su bulduk. Bu da Yozgat'taki beş bin konutun ihtiyacını karşılayacak kadar. Su şebekeye ilave edildi. Saniyede 22-23 litre su ve masrafsız bir su. Şehre yakın noktalarda bulduğumuz için masrafsız bir su ve bu su şu anda şebekeye girmiş durumda. Bir ihale suretiyle yeni kuyular vurmak suretiyle, saniyede 50 litre, 70 litre, 100 litre su bulma umudumuz var. Bu noktada Devlet Su İşleri de bize yardımcı olmak istiyor. Yakın mesafeden getireceğimiz suyun masrafı da tabii ki az olacak. Şu anda Kirazlıdere göletinin önünde bulduğumuz kaynaklardan hemen bir motorla çekip sisteme veriyoruz. Ya da Muslubelen'de Köçekkömü’nde bulduğumuz suları bir motorla çekip hemen yanındaki depoya veriyoruz. Bu bizim için tabii ki elektrik noktasında da bir tasarruf meselesi oldu." Haber Merkezi