Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde yazlık patates hasadına başlayan üreticiler, ürünlerine alıcı bulamayınca isyan etti. Kazankaya köyünde çiftçilik yapan Ahmet Suphi Uslu, maliyetinin altında fiyat teklif edilmesine tepki olarak bir traktör römorku dolusu patatesi ilçe merkezine getirip, vatandaşlara ücretsiz dağıttı.
Patatesi çuvallarla ücretsiz alan vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, Uslu'nun bu çıkışı diğer üreticilerin de desteğini kazandı. Uslu, yaptığı açıklamada, “Bir kilo patatesin maliyeti 7 lirayı geçiyor. Tüccar 2 liraya almak istiyor. Bu, çiftçiye hakarettir. Bu durumu protesto etmek için patatesi halka bedava dağıttım” dedi.
Aydıncık ilçesinde tarımla geçimini sağlayan çok sayıda çiftçi, benzer sorunlarla karşı karşıya olduklarını belirterek yetkililerden destek talep etti. Üreticiler, ürünlerini değerinde satamadıkları gibi yeni sezon için tarlalarını da hazırlayamadıklarını vurguladı. Çiftçiler, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara seslenerek, piyasada istikrar sağlanması, çiftçinin emeğinin karşılığını alması ve üretimden kopmaması için acil önlem alınmasını istedi.
Ürününe alıcı bulamayınca ilçe merkezine getirip, ücretsiz dağıtan Ahmet Suphi Uslu, şöyle konuştu:
“Biz kuraklıkla mı mücadele edelim, yüksek mazotla mı mücadele edelim, gübreyle mi mücadele edelim, ilaçla mı mücadele edelim? Biz neyle mücadele edildiğimizi şaşırdık artık. Geçen sene mazot 25 liraydı, patates 6 liraydı, bu sene mazot 55 lira, patates 3 lira. Geçen sene bin liraya aldığım 5 litre ilacı bu sene 2 bin 500 liraya alıyorum. 800 liraya aldığım gübreyi bin 600 liraya alıyorum. Bunların üstüne cabası kuraklık vuruyor, mahsulümüzü süremiyoruz. Ben üç aydır, beni bilen bilir, çevredeki tanıyanlar ben üç aydır tarlada yatıyorum. Üç aydır ben üç defa yatağımda yattım. Ben bu yaşımda bu emeği, bu çabayı gösteriyorsam, ben çok bir şey istemiyorum. Ben yat istemiyorum, kat istemiyorum, ben trilyonluk olayım istemiyorum. Ben sadece 7 liraya, 8 liraya mal ettiğim ürününün bir kilosunu 10 liraya satmak istiyorum. Çok bir şey istemiyorum ama 7 liraya, 8 lira mal ediyorum, 3 liraya satıyorum. Satmak istiyorum, alan yok, gelen de yok. Bankaya olan borçlarımı ödeyebilmek için tarlamı, hayvanlarımı, traktörümü satmak istiyorum, ancak alıcı bulamıyorum. Patates, soğan para ederken biz teröristtik, depolarımız basılıyordu. Şimdi nerede? Tarım Bakanımız nerede? Hayvancılık yapıyoruz 18 liradan süt fiyatı açıklanıyor, damızlık birliği 13 liradan alıyor bizden, buzağı desteklemesi yine öyle. Yem fiyatları alıyor başını gidiyor. Buğday geçen sene 11 liraydı, bu sene 12 lira. Girdi maliyetleri üç katına çıkıyor, benim ürünüm yarı fiyatına düşüyor. Ben nasıl iş anlamadım gitti. Üretmeyelim mi? Hiçbir ülke ben bilmiyorum ki üreten çiftçisine gencine, vatandaşına sahip çıkmasın. Ben bu yaşıma geldim burada üretiyorsam, bir şey istemiyorum, hibe istemiyorum. Ben sadece verdiğim emeğimin karşılığını istiyorum. Yangın oluyor koş, deprem oluyor koş, hastalık oluyor koş, savaş oluyor koş. Koş, koş, koş... Bizim günümüz geldiği zaman bize kimse yüzünü dönmüyor, herkes arkasını dönüyor görmezden geliyorlar. Böyle sesimizi duyurmaya çalıştığımız zamanda suçlu oluyoruz. Ama artık nereye kadar susacağız biz de bilmiyoruz. Ben bu alın terini döküyorsam ben bunun karşılığını almak istiyorum. Hibe istemiyorum ben. Bağış istemiyorum. Ben her şeyimi kendim yaparım. Sadece benim ürünüm para etsin.” Haber Merkezi
Yozgatlı çiftçinin isyanı Satılamayan patatesi ücretsiz dağıttı
Yozgatlı çiftçinin isyanı Satılamayan patatesi ücretsiz dağıttı
YORUMLAR

