Yaklaşık 10 yıl süren saha çalışmaları ile 3,5 yılı aşkın laboratuvar araştırmasının ürünü olan aşı, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edilerek 20 yıl süreyle koruma altına alındı.
YEREL SUŞLARDAN GELİŞTİRİLDİ
MAKÜ araştırmacıları tarafından geliştirilen aşının en önemli özelliklerinden biri, Batı Akdeniz Bölgesi’nde yapılan kapsamlı saha taramaları sonucunda belirlenen yerel Orf virüsü suşlarından yararlanılarak hazırlanması oldu.
Yaklaşık 10 yıl boyunca bölgede yürütülen saha çalışmalarında hastalığın yaygın olarak görüldüğü alanlar ve yerel virüs suşları tespit edildi. Ardından laboratuvar ortamında 3,5 yılı aşkın süre devam eden çalışmalarla bu izolatlar üzerinde araştırmalar gerçekleştirildi.
Elde edilen veriler doğrultusunda geliştirilen inaktif aşının, deneme ve hedef hayvanlar üzerindeki uygulamalarında başarılı sonuçlar verdiği bildirildi.
KUZU VE OĞLAKLARDA KAYIPLARI AZALTACAK
Koyun ve keçilerde görülen Ektima hastalığı, özellikle yeni doğan kuzu ve oğlakların ağız, dudak ve diş etlerinde meydana getirdiği yaralarla dikkat çekiyor. Hastalık ilerleyen vakalarda meme, deri ve ayak bölgelerinde de lezyonlara neden olabiliyor.
Ağız çevresindeki yaralar nedeniyle yavruların annelerini emmekte zorlanması, yeterli kolostrum alamamalarına ve bağışıklık sistemlerinin olumsuz etkilenmesine yol açabiliyor. Bu durum özellikle genç hayvanlarda hastalık ve ölüm riskini artırırken, sürülerde verim kayıplarına da neden olabiliyor.
Hastalığın yetiştiriciler açısından oluşturduğu ekonomik kayıpların yanı sıra hayvanlardan insanlara da bulaşabilmesi, Ektima’yı önemli bir zoonotik hastalık haline getiriyor.
20 YIL PATENT KORUMASI
Yaklaşık 13,5 yıllık saha ve laboratuvar çalışmalarının ardından geliştirilen inaktif Orf aşısı, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi. Böylece aşı 20 yıl süreyle patent korumasına alındı.
Türkiye’de küçükbaş hayvancılığın en önemli sorunlarından biri olan Ektima hastalığına karşı geliştirilen aşının, özellikle kuzu ve oğlaklarda hastalığa bağlı sağlık sorunlarının ve ekonomik kayıpların azaltılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
/ Haber Merkezi




























