Vakfın açıklamasında, kuraklık, çölleşme ve arazi tahribatının hızla arttığı günümüzde meraların korunmasının kritik bir zorunluluk haline geldiği ifade edilirken, Birleşmiş Milletler’in 2026 yılını “Uluslararası Meralar ve Çobanlık Yılı” ilan etmesinin bu alanda farkındalığı artırdığı belirtildi. Açıklamada ayrıca “Fark Et, Koru, İyileştir!” çağrısıyla meraların ekolojik ve ekonomik değerine dikkat çekildi.

“MERALAR EKOSİSTEMİN EN GÜÇLÜ KALKANIDIR”

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, meraların yalnızca hayvancılık alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu alanların su döngüsünden karbon depolanmasına kadar birçok kritik işlev üstlendiğini söyledi.

Ataç, “Doğal meralar toprağı korur, suyun yeraltına sızmasını sağlar ve iklim krizine karşı doğal bir kalkan görevi görür. Meraların tahrip edilmesi ise erozyonu artırarak çölleşmeyi hızlandırır” dedi.

“KAYBIN BÜYÜKLÜĞÜ MARMARA’NIN İKİ KATINI AŞIYOR”

Türkiye’de 1960 yılında yaklaşık 29 milyon hektar olan çayır ve mera alanlarının bugün 13 milyon hektara gerilediğini hatırlatan Ataç, kaybedilen alanın Marmara Bölgesi’nin iki katından fazla olduğuna dikkat çekti.

Bu kaybın temel nedenleri arasında tarım alanlarına dönüşüm, kentleşme, madencilik faaliyetleri ve yanlış arazi kullanımı gösterildi.

GIDA GÜVENLİĞİ VE KIRSAL YAŞAM İÇİN KRİTİK ÖNEM

TEMA Vakfı, meraların hayvancılık ve gıda üretimi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, artan yem maliyetleri nedeniyle üreticiler için vazgeçilmez bir kaynak olduğuna işaret etti.

Açıklamada ayrıca, meraların büyük bölümünün düşük verimli ve tahrip olmuş durumda bulunduğu, iyileştirme çalışmalarının hem üretim hem de kırsal kalkınma açısından önem taşıdığı ifade edildi.

BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİĞİN SESSİZ KORUYUCULARI

Meraların çok sayıda bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yaptığı belirtilerek, bu alanların biyolojik çeşitlilik açısından kritik rol oynadığı, ancak ormanlara kıyasla yeterince korunmadığı kaydedildi.

“MERALARI KORUMAK GELECEĞİ KORUMAKTIR”

TEMA Vakfı, enerji, madencilik ve kentleşme baskısının meralar üzerindeki tehditleri artırdığını belirterek, doğal alanların korunmasının geleceğin güvence altına alınması anlamına geldiğini vurguladı.

Açıklamada, “Meraları korumak yalnızca bugünü değil; su varlığımızı, gıda güvenliğimizi ve biyolojik çeşitliliğimizi korumaktır” denilerek tüm kesimlere iş birliği çağrısı yapıldı.

/ Haber Merkezi