“Ben savcıyım”, “Ben polisim”, “Hakkınızda soruşturma var” gibi ifadelerle vatandaşları paniğe sürükleyen dolandırıcılar, korku ve zaman baskısını kullanarak para veya ziynet eşyası talep ediyor. Yeni nesil dolandırıcılık yöntemlerinde ise yapay zekâ teknolojilerinden yararlanılarak kişilerin veya yakınlarının sesleri taklit edilebiliyor.
TANINMIŞ İSİMLER DE MAĞDUR OLDU
Telefon dolandırıcılığının ulaştığı boyutu, kamuoyunca tanınan isimlerin yaşadığı mağduriyetler de ortaya koyuyor.
Ünlü ceza hukukçusu Prof. Dr. Erdener Yurtcan, kendisini savcı olarak tanıtan dolandırıcıların yönlendirmesiyle yaklaşık 4,5 milyon lirasını hesaplara aktardı.
Gazeteci ve yazar Taha Akyol da kendilerini polis ve savcı olarak tanıtan kişilerin telefonla yaptığı yönlendirmeler sonucunda yaklaşık 300 bin lira dolandırıldı.
Ses sanatçısı Ümit Sayın ise “terör operasyonu” bahanesiyle yaklaşık 5 saat boyunca telefonda tutuldu. Dolandırıcıların yönlendirmesiyle parça parça 30 bin lira gönderen Sayın’ın parasının bir bölümünün banka ve polis müdahalesiyle kurtarıldığı belirtildi.
Kurtalan Ekspres üyelerinden Ahmet Güvenç de yapay zekâ ve ses taklidi yöntemlerini kullanan dolandırıcıların hedefi oldu. Dolandırıcıların, Güvenç’in yakınlarının sesini taklit ederek “Acil paraya ihtiyacım var” şeklinde taleplerde bulunduğu belirtildi.
“SESİNİZİ TAKLİT EDEBİLİRLER, PAROLANIZI BİLEMEZLER”
Yapay zekâ destekli ses teknolojilerinin gelişmesi, dolandırıcıların insanların seslerini oldukça gerçekçi biçimde taklit edebilmesini mümkün hale getiriyor.
Uzmanlar, bu nedenle aile bireyleri arasında yalnızca acil durumlarda kullanılacak özel bir güvenlik parolası belirlenmesini öneriyor. Eş, çocuk, anne, baba veya başka bir yakının sesini taklit ederek para isteyen kişiden bu özel parolanın istenmesi, dolandırıcılığın fark edilmesini kolaylaştırabilir.
Çünkü ses taklit edilebilir ancak aile içinde önceden belirlenen özel bir parolanın tahmin edilmesi çok daha zordur.
BU ÜÇ İŞARET VARSA DİKKAT!
Dolandırıcılık girişimlerinde bazı ortak davranışların öne çıktığına dikkat çekiliyor. Vatandaşların özellikle şu üç duruma karşı temkinli olması gerekiyor:
Zaman baskısı: “Hemen”, “Şimdi gönder”, “Vakit yok” gibi ifadelerle kişinin düşünmesine ve yakınlarına danışmasına izin verilmemesi önemli bir uyarı işareti.
Şüpheli ödeme talepleri: Telefon görüşmesi sırasında nakit, kripto para, hediye kartı veya farklı yöntemlerle ödeme istenmesi dolandırıcılık şüphesini artırıyor.
İletişimi engelleme çabası: “Kimseye söyleme”, “Telefonu kapatma”, “Başkasını arama” gibi talimatlarla kişinin durumu doğrulamasının önüne geçilmeye çalışılması da ciddi bir tehlike işareti olarak değerlendiriliyor.
“BEN SAVCIYIM” DİYENE İNANMAYIN
Vatandaşların telefonla gelen kimlik iddialarına güvenmek yerine görüşmeyi sonlandırması ve durumu resmi kanallardan doğrulaması en önemli tedbirler arasında bulunuyor.
Özellikle kendisini polis, savcı veya asker olarak tanıtarak para, altın ya da ziynet eşyası isteyen kişilere kesinlikle itibar edilmemesi gerekiyor.
/ Haber Merkezi




























