Türkiye’nin Hazar Havzası, Rusya ve Orta Doğu gibi önemli üretim bölgeleri ile Avrupa tüketim pazarları arasında stratejik bir köprü olduğunu belirten Karaca, bu konumun doğru politikalarla büyük bir avantaja dönüştürülebileceğini ifade etti.

“TÜRKİYE DENGELEYİCİ GÜÇ OLABİLİR”
Türkiye’nin artık pasif bir geçiş ülkesi olarak görülemeyeceğini vurgulayan Karaca, “Ülkemiz enerji akışlarının merkezinde yer alıyor. Bu konum doğru yönetildiğinde Türkiye, küresel enerji güvenliğinde dengeleyici bir güç haline gelebilir” dedi.

ÜÇ ANA ENERJİ HATTINA DİKKAT ÇEKTİ
Karaca, Türkiye’nin enerji yapısının Hazar/Kafkas, Rusya ve Orta Doğu ekseninde şekillendiğini belirterek TANAP, BTC, BTE/SCP, TürkAkım ve Mavi Akım gibi projelerin stratejik önem taşıdığını ifade etti.

“CEYHAN ENERJİ DÜĞÜMÜDÜR”
Ceyhan’ın Doğu Akdeniz’in en kritik enerji merkezlerinden biri olduğunu söyleyen Karaca, enerji gücünün sadece boru hatlarıyla değil, bu hatların birleştiği merkezlerin yönetimiyle de ölçüldüğünü vurguladı.

Enerji fiyatlarının ekonomi üzerindeki etkilerine de değinen Karaca, petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların enflasyon, üretim maliyetleri ve cari açık üzerinde doğrudan belirleyici olduğunu ifade etti.

AFRO-AVRASYA VİZYONU VURGUSU
Türkiye’nin bağımsız ve çok boyutlu bir enerji stratejisi geliştirmesi gerektiğini belirten Karaca, enerji politikalarının aynı zamanda diplomatik bir araç olduğunu söyledi. Türkiye’nin “üçüncü kutup” olma potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.

STRATEJİK ADIMLAR SIRALANDI
Karaca, Türkiye’nin enerji alanında güçlenmesi için alternatif güzergâhların geliştirilmesi, enerji depolama kapasitesinin artırılması ve enerji diplomasisinin dış politikanın merkezine alınması gerektiğini kaydetti.

 Türkiye’nin enerji politikalarının refahı artıran ve bölgesel barışı güçlendiren bir anlayışla şekillenmesi gerektiğini belirten Karaca, “Türkiye Afro-Avrasya vizyonuyla sadece bir enerji koridoru değil, stratejik bir merkez olabilir” diye konuştu.
/ Haber Merkezi