Yozgat Bozok Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata, eğitim alanındaki gönüllü çalışmaları kapsamında köy, kasaba, şehir demeden yüzlerce öğrencinin yüreğine dokunmaya devam ediyor. Böyükata, kırsalda öğrenci sayısındaki düşüşün okulların kapanmasına neden olduğunu vurguladı.
Akademik çalışmalarının yanı sıra sosyal sorumluluk bilinciyle hareket eden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, Yozgat ve çevresindeki köy okullarından gelen talepleri geri çevirmiyor. Bugüne kadar 100’e yakın okulda eğitim etkinliği gerçekleştiren Böyükata, çocukları okumaya teşvik etmek, eğitim konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla büyük bir özveriyle çalışıyor. Yaptığı ziyaretlerdeki gözlemlerine dayanarak değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Böyükata, özellikle kırsalda nüfus göçü nedeniyle okul çağındaki çocuk sayısında ciddi düşüşler yaşandığını belirtti. Bu durumun doğrudan köy okullarının kapanmasına neden olduğunu dile getiren Böyükata, şu ifadelere yer verdi: “Köy okullarında göç sebebiyle azalan öğrenci sayısı, okulların en nihayetinde kapanmasına kadar gidiyor. Ve sürekli okulların kapandığına dair haberler alıyoruz. Halen dikkat ediyorum; herhangi bir köyde öğrenci sayısı arttığı için haber görmedim.”

Köy okullarının yaşatılmasının önemine dikkat çeken Böyükata, az sayıda öğrenci olsa dahi bu okulların kapanmaması gerektiğini vurguladı. Eğitimde fırsat eşitliği için kırsalın desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Böyükata, şunları kaydetti: “Köy okullarında 5-10 çocuk için bile olsa eğitim faaliyetlerinin sürdürülmesi, köylerin yaşaması açısından da önemlidir. Eğitim sadece şehirlerde değil, her çocuğun yaşadığı yerde ulaşılabilir olmalıdır.”
Yozgat Bozok Üniversitesi’nde akademik görevini sürdürürken kırsal bölgelerde gönüllü eğitim çalışmalarıyla öne çıkan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, gençlere umut aşılamaya devam ediyor. Öğrencilerle bire bir iletişim kurarak onlara ilham veren Böyükata, özellikle dezavantajlı bölgelerde çocukların akademik başarılarını artırmayı hedefliyor. Ziyaret ettiği köy okullarında kitap okuma, bilimsel düşünme ve geleceğe dair hedef belirleme konularında öğrencilerle söyleşiler gerçekleştiren Böyükata, her bir çocuğun içindeki potansiyelin açığa çıkması için elinden gelen katkıyı sağlamaya çalıştığını ifade etti.
“Eğer kırsaldaki çocuklarımızın elinden tutulursa, hem bireysel başarıları artar hem de memleketin geleceği için daha umut dolu bir nesil yetişmiş olur” diyen Böyükata, benzer duyarlılığı tüm eğitim camiasına da tavsiye etti.
Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Atom-Molekül Fiziği Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata, “Köy okullarının gündemimizde olması bizi sevindiriyor. Çünkü biz sürekli olarak buraya dikkat çekmeye çalışıyoruz. Köy okullarında göç sebebiyle azalan öğrenci sayısı okulların en nihayetinde kapanmasına kadar gidiyor. Ve sürekli okulların kapandığına dair haberler alıyoruz. Halen dikkat ediyorum herhangi bir köyde öğrenci sayısı arttığı için haber görmedim. Hep göçle azalan, kapanan okul haberlerini alıyoruz, bu bir bakıma üzücü aslında. Ülkenin gelecekte zorluklarını omuzlayacak gençlerin, insanların coğrafi olarak fiziki şartları itibariyle, zorlukları kırsal kesimdeki okullarda eğitim alan çocuklardan çıkacağını, büyük oranda böyle olacağını düşünüyorum. Bunların hiçbirini göz ardı edemeyiz. Kırsalda eğitim alan gençlerin, çocukların, öğrencilerin bizim için çok değerli olduğunun farkında olmamız lazım. Öteden beri biz kırsaldaki okulların olumlu, güçlü, pozitif yanlarını ön plana çıkartıp, vurguluyoruz. Oralarda az öğrenci sayısının olması bir fırsattır, birebir eğitim yapılmakta. Köy okullarındaki, doğal çevre içerisinde olması sebebiyle sessizliği, sükunet ve diğer hayvanların da sesini duyarak çevrede kuş seslerini, köpek seslerini, tavuk seslerini duyarak büyüyen çocukların daha iyi gelişeceğini bu işin uzmanları da takdir edeceklerdir. Geldiğimiz noktada her ne kadar okullar kapanır olsa dahi kırsalda çeşitli çözümler üretmemiz mümkün. Köy okullarında çok az sayıda birer ikişer öğrencilerin olduğu yerlere belki mobil öğretmenlik marifetiyle gidecek öğretmenlerimizin birebir eğitim vermeleri mümkün. Çünkü bugünkü şartlarda baktığımızda eğitim öğretim materyalleri de çok çeşitlendi. Diğer yandan özel yetenekli çocuklar da çok fazla. Elbette ki her birine öğretmen bulmak mümkün olmayabilir. Ama mesela bir resim öğretmenimiz bir ilçedeki diğer okulların birçoğuna gidip oradaki çocuklarla ilgilenebilir. Her okulda, her branştan öğretmen olmayabilir. Sporla ilgili faaliyetleri, resimle ilgili sanatla, müzikle ilgili faaliyetlerini desteklememiz gerekir diye düşünüyorum. Diğer yandan boşalan köy okulları da bir başka problem, köyde atıl durumda kalan bu binaların bir çözüme kavuşturulması da gerekir. Her ilde bir üniversite olduğuna göre, her üniversiteye bağlı birer istasyon gibi yerelde oraya dönük faaliyetler için değerlendirmek mümkün. Tarım, zirai, eğitim, sosyal, kültürel faaliyetlerin oralarda yürütülmesi mümkün olabilir. Yerelde mutlaka köylerin ya da kasabaların güçlendirilmesi, geliştirilmesi için kurulmuş olan STK'ların da buralarda paydaş olarak değerlendirilmesi yerinde olacaktır diye düşünüyorum” diye konuştu. Haber Merkezi
