Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Enver Yaşar Tarımsal öğretimin 180. Yılı nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada ‘’İklim Değişiyor, Su Azalıyor; Yozgat’ın Geleceğini Birlikte Koruyalım” dedi.
Yaşar, Açıklamasında şunları söyledi;
‘’Tarımsal öğretimin ülkemizdeki 180. yılını kutlarken, hepimizin hayatına dokunan çok somut bir gerçeği konuşuyoruz: “İklim değişiyor.” Bu değişim, günlük hayatımızda, tarlada, pazarda, sofrada karşılığı olan bir mesele olarak artık iyice hissedilmektedir. Son yıllarda hepimiz fark ettiği, kışların eskisi kadar “kış” olmadığı, güz-bahar mevsimlerinin belirsizliği, yazların daha uzun ve daha yakıcı geçmesidir. Yağmurun zamanı bazen hiç gelmiyor, bazen bir anda bastırıp sele dönüşüyor. İşte bu tabloda, iklim değişikliğinin Yozgat’a düşen payı da mevcuttur. Bu payın en hassas noktası da “Su”dur. Su; sadece barajlarda, yeraltında, derelerde duran bir kaynak değildir. Su; ekmeğimizdir, aşımızdır, geçimimizdir. Su azalınca toprağın dili değişir: verim düşer, maliyet artar, emek daha ağırlaşır. Çiftçimizin riski büyür, ürünün fiyatı dalgalanır, vatandaşımızın mutfağı da etkilenir. Kısacası: Kuraklık tarlada başlar ama şehirde de hissedilir.
Bu yüzden kuraklık artık “bu sene az yağdı” diye geçiştirilecek bir konu değil. Kuraklık, Yozgat’ın geleceğini belirleyen yapısal bir sınavdır. Eğer suyu doğru yönetemezsek; tarım zayıflar, hayvancılık geriler, kırsalın ekonomik gücü azalır. Bunun en ağır sonucu ise hepimizin bildiği bir gerçek “Göç.” Gençler iş ve umut için başka şehirlere gider; köylerimiz yaşlanır; üretim kültürümüz zayıflar. Yozgat’ın en kıymetli kaynağı olan insanımız yerinde kalamaz. Biz Yozgat’ta şunu çok iyi biliyoruz: Bu memleketin toprağı bereketlidir; insanı çalışkandır; dayanışması güçlüdür. O halde iklim değişikliğine karşı da birlikte hareket edebiliriz. Yozgat Valiliğimizin himayelerinde yapılacak her “İklim - Suya Uyum” adımında, Yozgat Bozok Üniversitesi olarak bilimsel gücümüzle sahada olacağız. Çünkü bu mesele sadece akademik bir tartışma değil; gelecek kuşaklara bırakacağımız Yozgat’ın meselesidir.
Kamuoyuna üç net çağrımız var:
1. Suyu “emanet” bilip verimli kullanmalıyız.
İsrafı azaltan sulama yöntemleri, tarla içi su yönetimi, doğru ürün deseni; artık bir tercih değil, zorunluluktur.
2. Toprağı koruyan, iklime uyumlu tarımı büyütmeliyiz.
Kuraklığa dayanıklı çeşitler, toprağın nemini tutan uygulamalar, erken uyarı ve planlı üretim; çiftçimizin emeğini güvenceye alır.
3. Gençlerin Yozgat’ta kalacağı bir tarım ekonomisi kurmalıyız.
Kooperatifçilik, katma değerli ürünler, tarıma dayalı sanayi ve tarım teknolojileri; göçü azaltır, umudu büyütür.
Bu basın bildirisi bir kaygıyı paylaşmak kadar, bir umudu da büyütmek içindir:
Yozgat, doğru planla ve ortak akılla iklim değişikliğine uyum sağlayabilir. Suya sahip çıkarsak, toprağa iyi bakarsak, üreticimizin yanında durursak; göçü durdurabilir, yerinde kalkınmayı güçlendirebiliriz.
Tarımsal öğretimin 180. yılında; geçmişin birikimini geleceğe taşımanın yolu, suyu merkeze alan, iklimi ciddiye alan, insanı yerinde tutan bir dönüşümü Yozgat’ta başlatmaktır.’’
İklim değişikliği Yozgat’ı vuracak mı?
İklim değişikliği Yozgat’ı vuracak mı?
YORUMLAR
