İngiliz basınında yer alan bilgilere göre sistem, yalnızca GPS verileriyle değil, 5G mobil iletişim altyapısı, dijital haritalar ve trafik levhalarını okuyabilen kameralarla birlikte çalışacak. Araç bulunduğu bölgedeki hız limitini anlık olarak belirleyecek ve sürücünün hız sınırını aşmaya devam etmesi halinde motor gücü otomatik olarak azaltılarak aracın yavaşlaması sağlanacak.

Yetkililer, olası acil durumlar için sürücülere kısa süreli hız aşımı imkânı tanınacağını, ancak bu özelliğin sürekli kullanılamayacağını belirtiyor.

2030'DAN SONRA ZORUNLU OLABİLİR

Avrupa Komisyonu'nun üzerinde çalıştığı düzenlemenin, 2030 yılından itibaren üretilecek yeni araçlarda zorunlu hale getirilmesi planlanıyor.

Brexit nedeniyle İngiltere düzenlemenin doğrudan kapsamında yer almasa da, otomobil üreticilerinin Avrupa pazarında kullandıkları teknolojiyi İngiltere'de satılan araçlara da entegre etmesi bekleniyor.

AMAÇ TRAFİK KAZALARINI AZALTMAK

Yol güvenliği savunucuları, sistemin özellikle aşırı hızdan kaynaklanan kazaların önüne geçerek yüzlerce kişinin hayatını kurtarabileceğini savunuyor. Paylaşılan verilere göre, 2023 yılında meydana gelen ölümlü trafik kazalarının önemli bir bölümünün aşırı hız nedeniyle yaşandığı belirtiliyor.

GÜVENİLİRLİK TARTIŞMALARI BAŞLADI

Öte yandan önerilen sistem, teknolojiye yönelik çeşitli tartışmaları da beraberinde getirdi. Bazı siyasetçiler ve sürücü kuruluşları, sistemin hız limitlerini hatalı algılayabileceğini, siber saldırılara karşı risk taşıyabileceğini ve bazı durumlarda sürüş güvenliğini olumsuz etkileyebileceğini dile getiriyor.

İngiltere'nin önde gelen araç güvenliği kuruluşlarından Thatcham Research tarafından yayımlanan araştırmada da mevcut Akıllı Hız Asistanı (ISA) sistemlerinin bazı hız limitlerini doğru şekilde algılayamadığına dikkat çekildi.

HENÜZ KESİN KARAR VERİLMEDİ

Avrupa Komisyonu ise düzenlemenin henüz hazırlık aşamasında olduğunu belirterek, yürütülen çalışmaların teknik değerlendirme ve paydaş görüşlerinin alınmasına yönelik olduğunu açıkladı.

/ Haber Merkezi