Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme, parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi yöntemlerle yapılan personel takibine yönelik önemli sınırlamalar içeriyor.
Alınan kararda, söz konusu biyometrik verilerin yüksek hassasiyet taşıdığı ve çalışanların temel hak ve özgürlükleri açısından ciddi riskler barındırdığı vurgulandı. Bu tür sistemlerin, kişisel verilerin korunması ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Son yıllarda iş yerlerinde yaygınlaşan biyometrik mesai takip uygulamalarının, çalışanların kimlik doğrulama süreçlerinde kullanılması tartışma konusu olmuştu. KVKK’nın aldığı bu karar, dijitalleşen iş hayatında veri güvenliği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
İŞVERENLERE YENİ YÜKÜMLÜLÜKLER
Kararla birlikte işverenlerin kullandığı takip yöntemlerinin hukuka uygunluk, ölçülülük ve veri minimizasyonu ilkeleri doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Özellikle alternatif yöntemlerin değerlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.
“KİŞİSEL VERİ GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLİ”
KVKK, biyometrik verilerin korunmasının yalnızca teknik bir konu değil, aynı zamanda temel bir hak meselesi olduğunun altını çizerek, uygulamaların bu hassasiyetle yürütülmesi gerektiğini belirtti.
/ Haber Merkezi
