Batı Nil Virüsü Türkiye sınırına dayandı

Yunanistan’da Batı Nil virüsü vakalarında son günlerde yaşanan hızlı artış endişeleri artırdı. 12-19 Ağustos tarihleri arasında 47 yeni vakanın tespit edildiği ülkede toplam vaka sayısı 157’ye yükselirken, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 13 oldu. Virüsün Orta Yunanistan’a ulaşması üzerine bazı bölgelerde sivrisineklere karşı acil ilaçlama çalışmaları başlatıldı.

GÜNCEL - 20-08-2026 16:47

Komşu Yunanistan’da sivrisinekler aracılığıyla bulaşan Batı Nil virüsü vakalarında artış yaşanıyor. Ülkede son bir haftada tespit edilen yeni vakalarla birlikte yıl başından bu yana görülen vaka sayısı 157’ye ulaşırken, hastalık nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı da 13’e yükseldi.

Virüsün yayılım alanının genişlemesi, özellikle Türkiye sınırına yakın bölgelerde de dikkatle takip ediliyor.

BİR HAFTADA 47 YENİ VAKA

Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu verilerine göre, 12-19 Ağustos tarihleri arasında ülkede 47 yeni Batı Nil virüsü vakası tespit edildi.

Son vakalarla birlikte 2026 yılı başından bu yana ülkede görülen toplam vaka sayısı 157’ye yükseldi. Virüs kaynaklı can kaybı ise son bir haftada meydana gelen 4 ölümle birlikte 13’e çıktı.

Yunanistan’da geçen yıl ağustos ayına kadar 35 vaka kaydedilmiş, 2025 yılının tamamında ise toplam vaka sayısı 96’ya ulaşırken 10 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetmişti.

Bu yılki veriler, Batı Nil virüsünün Yunanistan’daki yayılım hızının önceki döneme göre arttığını ortaya koydu.

ORTA YUNANİSTAN’DA ACİL İLAÇLAMA

Virüsün yeni bölgelere ulaşması üzerine Orta Yunanistan’da da önlemler artırıldı.

Thiva kentinde ilk Batı Nil virüsü vakasının tespit edilmesinin ardından bölgede sivrisineklere karşı acil ve hedefli ilaçlama çalışması başlatıldı.

Şiddetli baş ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvuran, 65 yaş altında ve kronik bir rahatsızlığı bulunmayan bir hastanın laboratuvar testlerinin pozitif çıktığı bildirildi. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken, bölge yönetimi ekipleri tarafından Thiva ve çevresinde sivrisinekle mücadele çalışmaları yoğunlaştırıldı.

Bölgede sivrisineklerin üreme alanlarının kontrol altına alınması ve hastalığın yayılmasının önlenmesi amacıyla ilaçlama çalışmalarının her gün sürdürüldüğü kaydedildi.

BATI NİL VİRÜSÜ NASIL BULAŞIYOR?

Batı Nil Ateşi, enfekte sivrisineklerin ısırması yoluyla insanlara bulaşan viral bir hastalık olarak biliniyor. Virüs ilk kez 1937 yılında Uganda’da tespit edildi.

Hastalığın kuluçka süresi genellikle 2 ila 14 gün arasında değişiyor. Virüsle enfekte olan kişilerin büyük bölümünde herhangi bir belirti görülmezken, bazı kişilerde ateş, baş ağrısı, eklem ve vücut ağrıları, ishal, kusma ve cilt döküntüleri gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor.

Vakaların küçük bir bölümünde ise hastalık daha ağır seyrederek beyin iltihabı veya menenjit gibi ciddi nörolojik rahatsızlıklara yol açabiliyor.

Ağır nörolojik tablo gelişen hastalarda ölüm riski de bulunuyor. Özellikle kanser, diyabet, yüksek tansiyon ve böbrek hastalığı gibi kronik rahatsızlıkları bulunan kişilerin ciddi hastalık açısından daha yüksek risk taşıdığı belirtiliyor.

SİVRİSİNEK ISIRIKLARINA KARŞI ÖNLEM ALINMASI GEREKİYOR

Uzmanlar, Batı Nil virüsünden korunmada en önemli yöntemin sivrisinek ısırıklarının önlenmesi olduğunu belirtiyor.

Özellikle sivrisineklerin daha aktif olduğu akşam saatlerinde açık havada bulunurken uzun kollu kıyafet ve pantolon tercih edilmesi, uygun böcek kovucu ürünlerin kullanılması öneriliyor.

Ev ve iş yerlerinde kapı ve pencerelerde sineklik kullanılması, mevcut sinekliklerin hasarlı bölümlerinin onarılması ve mümkün olduğunda klima kullanılması da korunma yöntemleri arasında yer alıyor.

DURGUN SULARA DİKKAT

Sivrisineklerin üreme alanlarının azaltılması da hastalığın yayılmasının önlenmesinde önem taşıyor.

Bu nedenle ev ve iş yerlerinin çevresinde bulunan saksı, kova, oluk ve benzeri alanlarda su birikintilerinin düzenli olarak boşaltılması, evcil hayvanların su kaplarının sık sık temizlenmesi ve çevredeki durgun su kaynaklarının ortadan kaldırılması tavsiye ediliyor.

Yunanistan’da vaka sayılarındaki artış ve virüsün yeni bölgelere yayılması yakından takip edilirken, özellikle sınır bölgelerinde sivrisinekle mücadele ve kişisel korunma tedbirlerinin önem kazandığı belirtiliyor.

/ Haber Merkezi

Günün Diğer Haberleri