Gerçek acil durumlara daha hızlı müdahale edilebilmesi için kritik öneme sahip olan 112 hattını gereksiz yere meşgul eden ve asılsız ihbarda bulunanlara idari yaptırım uygulanıyor. Asılsız çağrılar nedeniyle önceki yıl 1 milyon 754 bin 161 lira, bu yıl ise 655 bin 842 lira idari yaptırım uygulandı.
112’YE “DERTLEŞELİM Mİ?” ÇAĞRISI
112 Acil Çağrı Merkezlerine gelen bazı çağrılar, hattın hangi amaçlarla gereksiz yere meşgul edildiğini gözler önüne seriyor.
“Aşk acısı çekiyorum, biraz dertleşebilir miyiz?”, “Çocuğum ödevini yapmıyor, polis gelip korkutabilir mi?” ve “Televizyondan bal aldım, bal tadı gelmiyor” gibi acil durumla ilgisi bulunmayan çağrılar dikkat çekiyor.
Bazı vatandaşların ise can sıkıntısı veya kişisel meseleler nedeniyle 112’yi aradığı belirtiliyor.
ÇAĞRILARIN ÖNEMLİ BÖLÜMÜ ACİL DEĞİL
112’ye gelen çağrıların yaklaşık yüzde 38’i anons sırasında kapanırken, yüzde 34’ünün gerçek ihbarlardan oluştuğu, asılsız çağrıların ise yaklaşık yüzde 30 seviyesinde bulunduğu ifade ediliyor.
Yetkililer, gereksiz çağrıların yalnızca operatörlerin zamanını almadığına, aynı zamanda gerçek bir acil durumda yardım bekleyen vatandaşlara ulaşılmasını da geciktirebileceğine dikkat çekiyor.
112 NE ZAMAN ARANMALI?
Kalp krizi, nefes darlığı, bilinç kaybı, ağır yaralanma, zehirlenme, ciddi kanama, trafik kazası ve boğulma gibi sağlık acillerinde; hırsızlık, gasp, kavga, silahlı saldırı ve intihar girişimi gibi güvenlik olaylarında 112 aranmalı.
Bunun yanı sıra yangın, deprem, sel, heyelan, göçük, doğal gaz kaçağı, patlama tehlikesi ve mahsur kalma gibi durumlarda da 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istenmesi gerekiyor.
Yetkililer, 112’nin yalnızca gerçek ve acil müdahale gerektiren durumlarda aranması gerektiğini vurgularken, gereksiz ve asılsız çağrılardan kaçınılması konusunda vatandaşları uyarıyor.
/ Haber Merkezi