Kansere karşı antioksidan beslen

Kansere karşı antioksidan beslen

1947 yılında Ankara’da kurulan Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği önerisi ile 1956’dan beri her yıl 1-7 nisan kanser farkındalık haftasıdır.

Kanser hücrelerin anormal şekilde farklılaşması ve kontrolsüz olarak çoğalması ile karakterize önemli bir hastalık grubudur.  

Dünyada sık belirlenen ölüm nedenlerinden biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2012 yılında 14,1 milyon kişi kansere yakalanmış, 8,2 milyon kişi de hastalıktan hayatını kaybetmiştir. 2008 yılında kansere yakalanan kişi sayısı 12,7 milyon ve kanserden hayatını kaybedenlerin sayısı ise 7,6 milyon olarak bulunmuştur.  Dünyada 15 yaşın üzerinde ve beş yıldır kanser tedavisi gören insan sayısı 32,6 milyon olarak bildirilmiştir.

Kanser oluşum aşamasında genetik ve çevresel faktörler etkendir. Çevresel faktörler arasında meslek, yaşam biçimi ve buna bağlı olarak stres ve beslenme, bu faktörlerin arasında en önemlisi sayılabilir.

Tüm kanser vakalarının yaklaşık 1/3’üne yediklerimiz ve içtiklerimiz yol açmaktadır. Bu yüzden sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, sınırlı alkol kullanımı ya da hiç kullanmamak ve sigara kullanmamak kanserden korunmak için önemli kriterlerdir.

Kaliteli yaşamda en önemli gereksinimlerden biri sağlıklı beslenmedir. Birçok fizyolojik ve patolojik olaylar vücutta neden oldukları metabolik değişiklikler ile beslenme bozukluklarına neden olmaktadır. Besinler, organizmanın metabolik gereksinimleri için gerekli maddeleri (proteinler gibi) sağlarlar ve buna ek olarak sağlığımız üzerinde olumlu etkileri olan bileşenleri de (sekonder metabolitler gibi) içermektedirler.

Sağlıklı beslenme hastalıklardan korunmak için çok önemlidir. Oksidatif stres altında serbest radikaller dış orbitalinde bir ya da daha fazla eşlenmemiş elektron taşımaktadırlar. Bu yüzden, yüksek enerjili atom veya moleküller olarak tanımlanmaktadır. Serbest radikaller eşlenmemiş elektron bulundurduklarından dolayı diğer maddelerle kolaylıkla reaksiyona girebilirler. Bu olay hücrelere, hücre membranına zarar verebilmektedir.

Serbest radikallerin etkisinden kurtulmak için antioksidan beslenme önemlidir. Besin antioksidanları, insanlarda fizyolojik şartlarda oluşan serbest oksijen radikalllerinin ya da serbest nitrojen radikallerinin oluşturduğu olumsuz etkilerin bir kısmını ya da tamamını etkisiz hale getirebilen maddeler olarak tanımlanabilir.

Antioksidan besinler, insanların normal fizyolojik faaliyetleri sırasında ortaya çıkan veya çevre ve beslenme yoluyla alınan serbest radikallere ve reaktif bileşiklere elektron veya hidrojen vererek onları indirgeyen ve bu şekilde oluşabilecek olumsuz etkileri önemli ölçüde azaltan besin maddeleridir.

Domates, karpuz, pembe greyfurt, kayısı ve kiraz likopen açısından zengin meyveler, böğürtlen, kırmızı üzüm, kızılcık, çilek, kiraz, mürdüm eriği gibi kırmızı meyveler, bitter çikolata, nar, ıspanak, yeşil çay, ceviz, yumurta, ananas, balık gibi besinler antioksidan deposudurlar.

Sonuç olarak yaşadığımız sürece metabolizmalarımızda oksidasyonun oluşması son derece doğaldır. Normal durumlar altında canlı vücudunda oksidanlar ile antioksidanlar denge halindedir. Oksidan maddelerin fazla oluşması ya da antioksidan maddelerin azalması sonucunda süreç oksidan madde lehine kayar. Oksidan düzeyinin artması canlı için hayati önem arz eder. Çünkü oksidanların artışı kanser, kardiyovasküler hastalıklar, gastrointestinal hastalıklar, solunum ve boşaltım bozuklukları, diabet, yaşlanma, spermde fonksiyon bozukluğu ve infertilite (kısırlık) gibi birçok rahatsızlığa sebep olabilir. Oksidan maddelerin seviyesiyle doğrudan ilişkili olan bu hastalıkların önlenmesi için oksidan maddelerin antioksidanlar ile dengede olması sağlanmalıdır.

Powered by Froala Editor