Tomarza’nın 3 köyünde 20 bin domates fidesini kooperatifin kurucu üyeleriyle ücretsiz dağıtan kurucu Başkanı Ziraat Mühendisi Deniz Altıntaş, “Köylerde üretimin artması ve devam etmesi gerekiyor. Köyler boşaldığı için köylülerin bireysel gıdalarını üretme imkan ve kabiliyeti kalmadığı için gıda üretimi şirketlerin eline geçti. İnsanlar şehre yığıldı” dedi.
Kayseri’nin Tomarza ilçesinde bir süre önce yağan dolunun zarar verdiği köylere, Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde kuruluş aşamasındaki kooperatif tarafından fide desteğinde bulundu. Tomarza’nın 3 köyünde 20 bin domates fidesini kooperatifin kurucu üyeleriyle ücretsiz dağıtan kurucu Başkanı Ziraat Mühendisi Deniz Altıntaş, “Köylerde üretimin artması ve devam etmesi gerekiyor. Köyler boşaldığı için köylülerin bireysel gıdalarını üretme imkan ve kabiliyeti kalmadığı için gıda üretimi şirketlerin eline geçti. İnsanlar şehre yığıldı” dedi.
Kayseri’nin Tomarza ilçesinde doludan zarar gören çiftçilere domates fidesi dağıtmak üzere kooperatifin kurucu üyeleriyle birlikte giden kuruluş aşamasındaki 1923 üretim, pazarlama ve işletme kooperatifi kurucu Başkanı Deniz Altıntaş, köylülerin sorunlarını da dinledi. Altıntaş, 20 bin domates fidesi dağıttıkları 3 köyden 2’sinde okul ve cami kapalı olduğunu bildirdi, “Köylerde üretimin artması ve devam etmesi gerekiyor. Köyler boşaldığı için köylülerin bireysel gıdalarını üretme imkan ve kabiliyeti kalmadığı için gıda üretimi şirketlerin eline geçti. İnsanlar şehre yığıldı. 20 sene önce 50 hanenin bulunduğu köyde 10 hane kalmış, yani 5 kişiden 4'ü göç etmiş. Bunun sebebi insanlar burada geçinemiyor. Üretim para etmiyor. Köyde okul da yok, öğrenci de yok” diye konuştu.
Tomarza ilçesine bağlı Kesir Köyü Muhtarı Ali Rıza Can da, “Köyde öğrencisi olanlar gitti. Köyde okul olmadığından mecburiyetten aldı çocuğunu gitti okutmak için. Bizim köy 10 hane, 80 hane, 100 hane köyün okulu kapalı. Gençliği şehre gönderdiler. Okulları kapattılar. Gençlerimiz gitti. Gördüğünüz gibi yaşlılar var” ifadelerini kullandı.
“CUMHURİYET DEMEK ÜRETİM DEMEKTİR, AYDINLANMA DEMEKTİR”
“Türkiye'nin bakın bu gıda enflasyonu düşürmesinin tek yolu var köylerde üretimin artması, köy okullarının açılması” diyen Altıntaş, şunları söyledi:
“İnsanlar çocuğunu belki de buradan servisle göndermek istemiyor. Başında dururum diyor. Şehre göç ediyor. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Cumhuriyette zaten bu demek. Her mağdur vatandaşa devletin elinin uzanması gerekiyor. Biz devlet değiliz ama bu cumhuriyeti yaşatmak zorundayız. Bu cumhuriyette üretimle yaşar. Cumhuriyet demek üretim demektir, aydınlanma demektir. Köylerdeki bahçeler pek çok insanı şehirden köylere yaz aylarında getiren en temel sebeplerden bir tanesi. Köylerde üretimin desteklenmesi, köylerde üretimin sürdürülebilirliği Türkiye için hayatidir. Yaşadığımız gıda enflasyonunun birincil sebebi köylerden şehirlere yaşanan büyük göç dalgası ve buna bağlı olarak köylerdeki bireysel üretimin bitip gıda üretiminin şirketlerin eline geçmesidir. Türkiye hem büyük bir gıda enflasyonu hem sağlıksız gıda enflasyonu yaşıyor. Maalesef hastaneler organize sanayi çıkışları gibi çünkü gıdaların hepsi katkılı.”
“BU KÖYDE İNSAN KALMAYACAKSA BU TOPRAKLAR KİME KALACAK?”
Köylerin boşalmasıyla birlikte tarımsal üretimin de biteceğine dikkat çeken Ziraat Mühendisi Altıntaş, şöyle dedi:
“Anadolu'yu sahipsiz bırakmayın. Gerçekten Anadolu köyleri çok sahipsiz. Köy okulları yeniden açılmalıdır. Hepsi herhâlde 60 yaş üstü. Köylü köylerde kalabilmek için gerçekten neredeyse bir savaş veriyor. Köylerde su yok. Okul yok. Sağlık ocağı yok. Köylünün alışveriş edebileceği, ekmek alabileceği bir market. Burası Kayseri’ye 75-80 kilometre uzaklıkta. Tarımsal üretim bu karayı al parayı hikayesine dönmüş durumda. Mısır para etmiyor, buğday para etmiyor. İnsanlar köylerden göçüyor ve köylerdeki nüfus gördüğünüz gibi hep 60 yaş üzeri, 20 sene sonunda bu köyde belki de insan kalmayacak. Bu köyde insan kalmayacaksa bu topraklar kime kalacak? Herkesin bunu sorgulaması lazım. Bu siyaset üzeri bir meseledir. Bu topraklar Kurtuluş Savaşı'yla, İstiklal Harbi'yle kazanıldı. Bedavadan bu toprakları yanlış politikalarla birilerine bırakmayalım. Filistin tıpkı bu şekilde işgal edildi. İsrail Filistin'e bu şekilde girdi. Herkes kendini sorgulasın.”
/ Selma Naz ÇELİKKAYA