Yozgat’ta haftanın iki günü, salı ve çarşamba günleri kurulan halk pazarına ilgi havaların soğuması, yağışların başlamasıyla birlikte azaldı, tezgah açan pazarcı esnafı da fiyatları yarı yarıya düştü.
Yozgat Sebzeciler ve Pazarcılar Odası Başkanı Salih Çavuşoğlu, yeterli sermayeleri olmadığı için fazla mal getiremediklerini belirterek, “İki büyük arabayla getirmiş olduğumuz malın tamamı 20 ton. Yirmi tane esnafa birer ton dağıttık, pazar kurulsun diye” dedi.
Havaların soğumasıyla birlikte özellikle ısınma masraflarının artmasıyla zor günler geçiren vatandaş, peşin alışveriş yerine kredi kartlarına yöneldi. Bir de buna soğuk hava ve yağışlar eklenince vatandaş pazar yerine marketlerden ihtiyacını karşılaması pazarcı esnafına olumsuz etki yaptı. Kapalı Pazar yerinde tezgah açıp, yaktıkları teneke üzerinde hem yemeklerini yapıp, hem de ısınmaya çalışan pazarcı esnafı, “Haftaya bu bunları da bulamazsın, biter, pazar bitti zaten. İş yok, yağmur, kar müşteri yok” diye konuştu.
Başka bir pazarcı esnafı ise, “Memleketimize sağ olsun marketlerimiz var, salı, çarşamba günü rekabet yapıyorlar, özellikle salı, çarşamba günü. Cuma günü burada domates 30 lira orada 60 lira. Biber burada 50 lira orada 100 lira. Mandalina burada 20 lira orada 40-50 lira. Her gün halk pazarı yapın. Biz de bu işi bırakıp gidelim” dedi.
“Sözün bittiği yerdeyiz”
Yozgat Sebzeciler ve Pazarcılar Odası Başkanı Salih Çavuşoğlu, pazara getirdikleri malı satamadıkları için birçok meslektaşının tezgah açmadığını belirterek, şöyle konuştu:
“Kış şartlarının gelmesiyle beraber Yozgat pazarımızdaki esnafımızın hali, kar yağışı yağdığı zaman Yozgat halkında şöyle bir fikir oluşuyor; pazardaki mallar don. Halbuki pazardaki mallar, marketlerdeki mallardan daha kaliteli ve güzel. Don olması mümkün değil. Kapalı pazar yerine araçlarımızı çekiyoruz, battaniyelerle, evdeki bulabildiğimiz koruyucu malzemelerle araç içini ve dışını muntazam bir şekle getiriyoruz. Yozgatlı hemşehrilerimize kaliteli mal satmak için mücadele ediyoruz. Elmalardan mandalina, domatesten portakallara, yiyecek türü her türlü sebze marketlerle bizim aramızda yarı yarıya fark var. Yozgat'ımızda oluşan laf söz; kışın pazardaki mallarda don olur, pazarımızın hali, esnafımızın hali. Sözün bittiği yerdeyiz’’ şeklinde konuştu.
10 tonluk, 20 tonluk bir arabanın 500 bin lira ila bir milyon arasında dolduğunu vurgulayan Oda Başkanı Çavuşoğlu, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Bizi idare eden Ankara'daki değerli büyüklerimize mülki amirlerimize özellikle söylüyorum; üç harfliler Yozgat'ı bırakın Türkiye genelindeki küçük esnafı bitiriyor. Biz de bu mesleğin son nesliyiz. Dünya senin olsun, müşteri gelip almadıktan sonra. Şimdi pazara getirilen mallar eskisi gibi değil. 10 tonluk, 20 tonluk bir araba 500 bin lira ila bir milyon arasında doluyor. Onu getirip, parayı bağlayıp bugün bir bakar mısın iki büyük arabayla getirmiş olduğumuz malın tamamı 20 ton. Yirmi tane esnafa birer ton dağıttık, pazar kurulsun diye vaziyetimize bak. Bunu sermaye olarak sokaklara dökmek yerine paylaşıp kendi aramızda satma derdindeyiz. O halde olmasına rağmen pazarımızın hali içler acısı. Esnafın hali içler acısı. Yeni yıl geliyor, ben kendim yaptırdım 5 bin lira ila 400 bin lira yeni K belgesi. 5 milyon lira ila 400 bin lira orta halli bir esnafın aracının K belgesini yenilemesi, kasko en az 20 bin liradan başlıyor, 50 bin liraya kadar, araçlara sigortası, bugün bir lastik çıkmış 8-10 bin liraya. Bu küçük esnaf ne yapsın. Vergisini veren, her türlü devletinin yanında olan, vatanını, milletini satmayan bir esnaf topluluğu, içimizden bir tane dahi vatan haini çıkartmadık. Meslek gruplarının içerisinde de en dışarıda kalmış bir esnaf grubuyuz. Bu da bizi üzüyor, düşündürüyor.” İhsan ÇELİKKAYA