Türkiye’nin en fazla şeker pancarı üreten illeri arasında ikinci sırada yer alan Yozgat'ta, pancar sökümü hızla devam ederken, fabrikalara teslim edilen pancarda şeker oranının düşük olması çiftçiyi zor durumda bıraktı.
Özellikle Sorgun ve Boğazlıyan ilçelerindeki fabrikaların ham madde ihtiyacını karşılayan Yozgat’ta bu yıl yaşanan kuraklık, hastalık, sel ve don olayları, çiftçilerin üretim ve kalite beklentilerini olumsuz etkiledi.
Her yıl yaklaşık bir milyon 850 bin ton şeker pancarı üretimiyle Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden biri olan Yozgat’ta bu sezon, ürün kalitesinde yaşanan düşüş çiftçileri mağdur etti. Pancar hasadının sürdüğü bölgede, pancarın şeker oranının düşük olması üreticilerin gelir beklentisini olumsuz etkilerken, çiftçiler, birçok zorlukla geçen üretim sezonunun ardından umut bağladıkları pancarda da hayal kırıklığı yaşadı.
Bu yıl kuraklık, sel, don ve çeşitli bitki hastalıklarıyla mücadele eden Yozgatlı çiftçiler, hem verim hem de kalite açısından istenen sonuçlara ulaşamamanın sıkıntısını yaşıyor. Çiftçiler, özellikle kurak geçen yaz mevsiminin ardından sonbaharda şeker oranının düşmesine sebep olan faktörlerle karşı karşıya kaldı. Yozgat’ın şeker pancarı ile öne çıkan ilçelerinde üretim maliyetlerinin artışıyla birlikte çiftçinin zararının daha da büyüdüğünü belirten çiftçi temsilcileri, yetkililerden destek beklediklerini ifade ediyor.
Yaşanan zorluklara rağmen, Yozgatlı çiftçiler gelecek sezonda daha iyi bir üretim dönemi geçirmek için umutlarını koruyor. Ancak bu sezon yaşanan iklimsel ve ekonomik olumsuzlukların etkileri nedeniyle pancar üreticileri büyük bir destek beklentisi içinde.
Yozgat’a pancar üretimi yapan bir çiftçi ise “Bu yılki verimlerimizde çok büyük sıkıntı var. Özellikle bahar ayından sonraki yağan yağmurlarda olağanüstü bir afet yaşadık, çok büyük bir dolu afeti yaşadık, ekinlerin yüzde 99’u zarar gördü, ürün alamadık. Pancar üretiminde de çok büyük sıkıntılar çektik. Tarlaların hasta olması, verimin düşük olması, bu polar oranların çok düşük olması, 14-15. Bu yıl çiftçinin tamamen batakta olduğunu biliyorum. Devletimizin yardım bekliyoruz. Bu seneki afet nedeniyle sadece bir 350 lira bir para yardımında bulunuldu, devlet tarafından. Bu da çiftçinin hiçbir derdine derman olmadı. En azından bekliyordu ki; bir tohum yardımında bulunsun. Mazot, gübre desteğinde bulunur diye düşündük. Ama ne yazık ki böyle bir olay olmadı. Polar oranımız çok düşük. Verimlerimiz dekar başına iki üç durumuna düştü. Doğal afetin çok büyük zarar oldu. Sulama Birliği'nin suları geç bırakması, dört su bırakması, barajdaki suyun sıkıntılı olması bizi bu durumlara düşürdü. Devletimizden sulama birlikleri için biraz daha özen ve düzen alması gerekiyor. Suyun yeterli olabilmesi için gerekirse pancar ekimi yaptırılmaması, suyun konforlu kullanılması, vahşi sulamadan kaçmamız gerektiği konusunda vatandaşın bilinçlendirilmesi gerekiyor” dedi. Haber Merkezi