Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde, yazlık soğan hasadı buruk başladı. Kümbet Ova’da üreticiler, soğanın kilosunu 7-8 liraya mal ederken, tarlada alıcı bulmakta zorlanıyor ve çıkan alıcılara ürünü 3-4 liraya satmak zorunda kalıyor.
CHP Aydıncık İlçe Başkanı ve çiftçi Sadık Erdoğan, bölgedeki durum hakkında yaptığı açıklamada, “Çiftçimiz çiftçiliği bırakmayı düşünüyor, yapacak başka bir şey yok. Traktörünü satanlar var, tarlasını satanlar var, satamayanlar var. Bankaya borçlu. Tarlası borçlu. Traktörü borçlu. Ne yapacağını bilmez durumda” ifadelerini kullandı.
Yozgat’ın Aydıncık ilçesi ile sınır komşusu Çorum’un Alaca ilçesi, Türkiye’nin önemli soğan, patates ve şekerpancarı üretim merkezleri arasında yer alıyor. Bölgede üreticiler, dolu, kuraklık ve aşırı sıcaklar ile mücadele ederek ürünlerini yetiştirdi. Ancak hasat döneminde düşük fiyatlar ve alıcı sıkıntısı üreticileri zor durumda bırakıyor. Bölgeye Şanlıurfa’dan gelen mevsimlik tarım işçileri de ekonomik sıkıntılardan şikâyetçi. İşçiler, üretim süreçlerinin zorluğuna dikkat çekerken, düşük ürün fiyatlarının hem işçileri hem de üreticileri olumsuz etkilediğini belirtti. Bölgedeki çiftçiler, hem tarımsal maliyetlerin düşürülmesi hem de ürünlerine adil fiyatlar uygulanmasını bekliyor. Yetkililerden destek talep eden üreticiler, aksi takdirde tarım faaliyetlerini sürdürmenin zorlaşacağını ifade ediyor.
CHP Aydıncık İlçe Başkanı, aynı zamanda çiftçilikle geçimini temin eden Sadık Erdoğan, bu yıl hem patates hem de soğanda çiftçinin büyük sorunlarla karşı karşıya geldiğine vurgu yaparak, şöyle konuştu:
“40 yaşındayım, doğduğumdan beri çiftçilik yapıyorum. Başka hiçbir mesleğim yoktur. Son günlerde, son yıllarda daha da artan girdi maliyetleri yüzünden üreticilerimiz ve aynı zamanda ben çok mağduriyet yaşamaktayız. Ürünlerimiz geçen yıl da olduğu gibi bu yıl da soğanımız, patatesimiz tarlada kalmak üzere. Gördüğünüz gibi kaderine terk edilmiş soğan tarlalarımızda var. Maliyeti 8 lira olan soğanımız, patatesimiz 3 liraya, 4 liraya alıcı bulunamıyor. Sonrasında 100 ton çıkacak bir tarladan sadece birinci sınıfını, kusursuz olanları alıp 100 ton çıkacak tarladan 50-60 tonunu alıp, gerisini tarlada bırakıyorlar. Çiftçimiz çiftçiliği bırakmayı düşünüyor, yapacak başka bir şey yok. Traktörünü satanlar var, tarlasını satanlar var, satamayanlar var. Bankaya borçlu. Tarlası borçlu. Traktörü borçlu. Ne yapacağını bilmez durumda. Yöneticilerden yardım istiyoruz sesimizi duyan yok, kendi derdindeler. Kendileri 1150 odalı sarayda, kestane balıyla, manda yoğurduyla beslenirken çiftçimiz neredeyse böbreğini satacak duruma geldi. Ben de öyleyim. Başka bir gelirimiz, yapacağımız hiçbir şey yok. Yatlara mazot vergisiz bir liradan verilirken biz de 55-56 lira oldu. Pırlanta vergisiz bizde; mazot, gübre yüzde 300-500 vergiyle. Beşli çeteye, Kalyon'a, Limak'a, Cengiz İnşaata, Kolin'e vergi affı milyarlarca, trilyonlarca vergi affı gelirken bizim her şeyimiz haciz altında. Çiftçinin borcu bugün bir trilyon 8 milyar 567 milyon lira olmuş. Ne yapacağımızı bilmez durumdayız. Bu saltanata, bu çarpık düzene artık bir son dememiz lazım. Adalet kalmamış, hukuk kalmamış. Çalışarak zarar eden başka bir toplum kesimi yok. Artık biz son çareye geldik, battık, bittik, ne olacaksa olsun. Söyleyecek çok şey var ama söyleyemiyoruz. Görmüş olduğunuz soğan tarlası benim. Bir hafta, on gün sonra söküme hazır hale gelecek. Şu yukarıda tarladaki gibi, komşunun tarlası gibi sadece hazır hale gelen soğanı söküp, çuvallayıp kamyona yüklemek 3.5 lira, bu zamana kadar yapılmış maliyetleri hariç. Daha öncesinde hesaba katarsak 7-8 lira maliyeti oluyor, biz 5 liraya veriyoruz. Defalarca hükümete seslendik, sesimizi duyan olmadı, sesimizi duydular da bizi yanlış anladılar. Çare olacakları yerde bize cezalar kesmeye, mağdur etmeye önümüzü kesmeye, sindirmeye çalıştılar. Artık ben devletten umudumu kestim. Biz de kestik, köylü de kesti, millet de kesti. Tek çaremiz kaldı, her derdin vardır bir çaresi diyerek, o da Cumhuriyet Halk Partisi diyerek buradan Cumhuriyet Halk Partisi'nin büyükşehir belediye başkanlarına, rica ediyorum. Hem çiftçi hem ilçe başkanı olarak, bütün gariban köylümüzün mallarını belediyelerde değerlendirmelerini istiyorum. Alsınlar, bizi kurtarsınlar, sosyal yardım olarak dağıtsınlar. AKP hükümetinden isteyecek bir şeyimiz kalmadı. Bakmıyorlar adamlar. Manda yoğurduyla, kestane balıyla geçiniyorlar. Biz anlasa anlasa yine Cumhuriyet Halk Partisi anlar diyoruz. Büyükşehir belediye başkanlarıma buradan sesleniyorum, bizleri kurtarsınlar.”
ÜRÜNÜNÜ KÖY MEYDANINA DÖKTÜ
CHP Aydıncık İlçe Başkanı Sadık Erdoğan da alıcı bulamadığı patatesi, üretimin yapıldığı Kazankaya Köyü meydanına dökerek, çiftçinin sesi olmaya çalıştı. Erdoğan, burada köylülere şöyle seslendi:
“23 yılda ülkenin son durumu, son nokta. Beka beka diyerek çiftçinin alın terine, emeğine, çoluğunun çocuğunun geleceğine göz dikenler, alın size beka sorunu. Çalışarak zarar eden bir toplum haline geldik. FETÖ'yü ülkenin kozmik odasına, Apo’yu Meclise çağırdınız, deprem oldu çadır sattınız, kan sattınız. Yenidoğan bebekleri öldürüp sigortadan para aldınız. Alın size patates, çiftçinin geldiği son nokta. Gelsin dünya liderimiz buna bir çözüm bulsun. Daha soğan ile patatese çözüm bulamayan, kendi sarayında manda yoğurdu, Medine hurması, kestane balı yerken, gelin buna bir çözüm bulun.” Haber Merkezi
Tebrik ziyaretleri devam ediyor
10:53 - GÜNCEL