Özellikle Airbnb ve benzeri dijital platformlar üzerinden evini kısa süreli kiraya veren mülk sahipleri açısından emsal niteliği taşıyan kararın, benzer vergi uyuşmazlıklarında yol gösterici olması bekleniyor.
TİCARİ FAALİYET DEĞERLENDİRMESİNE SINIR GETİRİLDİ
Hazine ve Maliye Bakanlığı, izin belgesiyle yapılan kısa süreli kiralamaları ticari faaliyet kapsamında değerlendiriyor, bu doğrultuda mülk sahipleri adına ticari kazanç mükellefiyeti tesis edilerek gelir vergisi, KDV, konaklama vergisi ve çeşitli vergi cezaları uyguluyordu.
Danıştay ise kararında, bir konutun yalnızca turizm amaçlı kısa süreli kiraya verilmesinin ticari faaliyet sayılması için yeterli olmadığını vurguladı. Yüksek Mahkeme, ticari kazançtan söz edilebilmesi için kiralamanın otel, apart veya pansiyon işletmeciliği gibi ticari bir organizasyon çerçevesinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.
Kararda ayrıca kahvaltı, yemek, günlük temizlik, ütü gibi otelcilik hizmetlerinin sunulmasının da ticari faaliyet değerlendirmesinde önemli kriterlerden biri olduğu ifade edildi.
KDV VE KONAKLAMA VERGİSİ HER DURUMDA UYGULANMAYACAK
Danıştay, bu şartları taşımayan kısa süreli kiralamaların ticari kazanç kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu tür faaliyetlerin KDV ve konaklama vergisine tabi tutulamayacağına hükmetti.
Ancak karar, elde edilen kira gelirlerinin tamamen vergiden muaf olduğu anlamına gelmiyor. Söz konusu gelirler, Gayrimenkul Sermaye İradı kapsamında vergilendirilmeye devam edecek ve gelir vergisi hükümleri uygulanmayı sürdürecek.
VERGİ VE CEZA ÖDEYENLER İÇİN YENİ HUKUKİ YOL AÇILDI
Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararıyla birlikte daha önce bu kapsamda vergi ve ceza ödeyen mülk sahipleri için de yeni bir süreç başladı. Vatandaşlar, Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde "vergilendirme hatası" gerekçesiyle düzeltme ve şikâyet başvurusunda bulunabilecek
/ Haber Merkezi