Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, kamuoyunda en sık yapılan yanlışın, sigortalı bir çocuğun vefatı halinde anne ve babaya doğrudan ölüm aylığı bağlanacağı yönündeki düşünce olduğunu ifade etti.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na göre ölüm aylığında öncelikli hak sahipleri, vefat eden sigortalının eşi ve çocukları oluyor. Bu nedenle anne ve babanın aylık alabilmesi için yalnızca çocuklarını kaybetmiş olmaları yeterli sayılmıyor.
SGK ÖNCE HAK SAHİPLERİNİ VE GELİR DURUMUNU İNCELİYOR
Ölüm aylığı değerlendirmesinde en önemli kriterlerden biri "artan hisse" uygulaması olarak öne çıkıyor. Vefat eden sigortalının eşi ve çocuklarına yapılan aylık dağılımının ardından paylaşılabilecek bir hisse kalmaması halinde, 65 yaşın altındaki anne ve babaya kural olarak ölüm aylığı bağlanmıyor.
Bunun yanı sıra SGK, başvuru sahiplerinin gelir durumunu da ayrıntılı şekilde inceliyor. Anne ve babanın gelirinin belirlenen sınırların altında olması ve başka bir çocuğu üzerinden gelir veya aylık almıyor olması gerekiyor. Kurum, sosyal güvenlik kayıtları ile gelir bilgilerini birlikte değerlendirerek karar veriyor.
65 YAŞ ÜZERİNDEKİLER İÇİN İSTİSNA VAR
Mevzuatta 65 yaşını dolduran anne ve babalar için önemli bir istisna bulunuyor. Bu kişiler açısından artan hisse şartı aranmıyor. Ancak bu durum, ölüm aylığının otomatik olarak bağlanacağı anlamına gelmiyor.
Uzmanlar, gelir durumu ve diğer hak sahipliği şartlarının 65 yaş üzerindeki başvurularda da geçerliliğini koruduğunu hatırlatarak, bu konuda yanlış bilgiye sahip olan birçok kişinin hayal kırıklığı yaşadığını belirtiyor.
UZMANLARDAN VATANDAŞLARA UYARI
Uzmanlar, ölüm aylığı başvurularında en büyük hatanın bilgi eksikliği olduğunu vurguluyor. Sigortalı evladın vefatının tek başına yeterli olduğu düşüncesi, diğer çocuklardan alınan gelirlerin dikkate alınmayacağı inancı ve SGK'nın gelir araştırması yapmadığı yönündeki yanlış kanaatlerin başvuruların reddedilmesine neden olabildiği ifade ediliyor.
/ Haber Merkezi