Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Murat Başer de sonbahar döneminde artan mantar tüketimine dikkat çekerek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Yağışların ardından ormanlık alanlarda ve kırsal bölgelerde yetişen mantarların bilinçsizce toplanıp tüketilmesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Başer, bir mantarın yenilebilir olup olmadığının yalnızca görünüşüne bakılarak anlaşılamayacağını vurguladı.
HER MANTAR SOFRALIK DEĞİL!
Özellikle yağış sonrası doğada daha sık karşılaşılan mantarların vatandaşlar tarafından toplanmasına dikkat çeken uzmanlar, zehirli türlerin renk, şekil ve kokularından güvenilir biçimde ayırt edilemeyeceğini belirtiyor. Bu nedenle daha önce tüketilmiş veya zararsız olduğu düşünülen mantarların bile yeniden toplanıp yenilmesinin risk taşıdığına işaret ediliyor.
BELİRTİLER GEÇ ORTAYA ÇIKABİLİR
Mantar zehirlenmelerinde bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, baş dönmesi ve terleme gibi şikâyetler görülebiliyor. Ancak bazı zehirli mantarların etkisi hemen ortaya çıkmayabiliyor. Saatler, hatta günler sonra başlayan belirtiler nedeniyle vatandaşların kendilerini iyi hissetseler bile riski göz ardı etmemeleri gerekiyor. Ağır zehirlenmeler karaciğer ve böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebiliyor.
Başhekim Doç. Dr. Murat Başer, zehirlenme şüphesi bulunan vatandaşların belirtilerin geçmesini beklemeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ifade etti.
KÜLTÜR MANTARI TERCİH EDİLMELİ
Sağlık Bakanlığı da doğada kendiliğinden yetişen mantarların tüketilmemesi, bunun yerine ambalajlı ve bandrollü kültür mantarlarının tercih edilmesi yönünde uyarıda bulunuyor. Mantar tüketiminin ardından zehirlenme şüphesi oluşması halinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması, ayrıca 114 Ulusal Zehir Danışma Merkezinden bilgi alınması önem taşıyor.
/ Zeynep ÖZKAYA