Konut piyasasında son dönemde en çok tartışılan konuların başında gelen tahliye taahhütnamesi, kiracı ile ev sahipleri arasında yeni anlaşmazlıklara neden oluyor. Özellikle büyükşehirlerde bazı ev sahiplerinin, kira sözleşmesinin ardından kiracılardan tahliye taahhütnamesi talep etmesi, uygulamanın hukuki boyutunu yeniden gündeme taşıdı.
İddialara göre bazı mülk sahipleri, kira sözleşmesinden kısa bir süre sonra kiracılara tahliye taahhütnamesi imzalatarak, ilerleyen dönemde taşınmazı daha yüksek bedelle yeniden kiraya verebilmek amacıyla bu belgeyi kullanıyor. Kiralık konut bulmanın zorlaştığı bölgelerde ise birçok kiracı, alternatif bulamadığı için belgeyi istemeyerek imzalamak zorunda kaldığını ifade ediyor.
UZMANLARDAN HUKUKİ UYARI
Gayrimenkul hukuku uzmanları, tahliye taahhütnamesinin geçerli sayılabilmesi için kanunda belirtilen şartların eksiksiz yerine getirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlara göre, kira sözleşmesi ile aynı tarihte düzenlenen tahliye taahhütnameleri hukuken geçerli kabul edilmiyor. Belgenin geçerlilik kazanabilmesi için kira sözleşmesinin imzalanmasının ardından ve kiracının herhangi bir baskı altında kalmadan, özgür iradesiyle düzenlenmiş olması gerekiyor.
UYUŞMAZLIKLAR YARGIYA TAŞINIYOR
Tahliye taahhütnameleri nedeniyle açılan davaların sayısında son dönemde dikkat çekici bir artış yaşandığı belirtiliyor. Hukukçular, bu durumun hem mahkemelerin iş yükünü artırdığını hem de kiracı ile ev sahibi arasındaki güven ilişkisini olumsuz etkilediğini ifade ediyor.
Sektör temsilcileri ise uygulamanın yanlış kullanılmasının konut piyasasında belirsizlik oluşturduğunu ve taraflar arasında uzun süren hukuki süreçlere yol açtığını dile getiriyor.
/ Haber Merkezi