İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Aslan; "Ülkemizi peşkeş çektirmeyeceğiz!"

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Aslan; "Ülkemizi peşkeş çektirmeyeceğiz!"

SİYASET - 06-09-2025 08:43

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Aslan, beraberindeki heyetle birlikte Yozgat’a gelerek çeşitli sivil toplum kuruluşlarını ziyaret etti. Aslan, ziyaretlerde Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin partisinin görüşleri hakkında bilgi verirken, tarım politikalarındaki sorunlar da gündeme taşındı.
Yozgat’ta gerçekleştirilen ziyaretlere, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Aslan’ın yanı sıra Genel İdare Kurulu Üyesi Fatih Koca, Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Hatice Kayalı, İYİ Parti Yozgat İl Başkanı Mustafa Görkem Taştan ve parti yöneticileri katıldı. Aslan, burada yaptığı açıklamada, “İYİ Parti olarak sahaya indik, 81 ili tek tek ziyaret ediyoruz. Vatandaşlarımızın taleplerini, beklentilerini ve sorunlarını yerinde dinliyoruz. Özellikle ‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında partimizin hedeflerini ve politikalarını farklı yönleriyle anlatıyoruz” dedi.
Ziyaret kapsamında Yozgat Ziraat Odası’na da giden heyeti, Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz karşıladı. Tarım sektöründeki mevcut sorunlara dikkat çeken Açıkgöz, yapılan yanlış politikalara tepki göstererek şunları söyledi:
“Tarım politikası 21 yıldır gözükmüyor, göremiyoruz. Yapılan politika da yanlış. Çiftçilerimiz büyük sıkıntı içinde. Biz, siyasetçilerin yüzde 99’una küsüz. Tarımın önemi göz ardı edilmemeli, üreticiye sahip çıkılmalı.”
Mehmet Aslan, konuşmasında özellikle Terörsüz Türkiye vizyonuna vurgu yaparak, bu sürecin toplumsal birlik, güvenlik ve huzur için önemli olduğunu ifade etti. Aslan, “Amacımız, ülkemizi terörün gölgesinden tamamen kurtarmak, vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde yaşamasını sağlamak. Bu konuda kararlılıkla çalışıyoruz” diye konuştu.
Aslan, Yozgat Şehit Aileleri ve Gaziler Derneğinde şehit yakınlarıyla sohbet etti. Aslan, "Biliyorsunuz ana dilde eğitim istiyorlar, Türk ibaresinin, Türk milleti ibaresinin kalkmasını istiyorlar. Türkiye'de yaşayan herkesin Türkiye halkı olarak adlandırılmasını, belediye başkanlarının kendilerine bağlanmasını istiyorlar. Jandarmanın, polisin kendilerine bağlanmasını istiyorlar. Yüzde 10’luk bir nüfusun ayrılmak için talebi varsa, ayrılması için hak tanınmasını istiyorlar. Bu resmi, bariz ortaya çıkan talepleri. Biz bunlar için mücadele ediyoruz. Ülkemizi, vatanımızı peşkeş çektirmeyeceğiz. Sizlerin emanetini ne pahasına olursa olsun koruyacağız" dedi.
Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz de ziyarete gelen İYİ Parti heyetine çiftçinin sorunlarını anlattı. Doğal afet, kuraklık ve aşırı sıcaklardan ötürü çiftçinin tarladan ürün kaldıramadığını anlatan Açıkgöz, şöyle konuştu:
"İç Anadolu'da, özellikle de Yozgat'ta bir hüsran yılı yaşıyoruz. Bunu sayın siyasilerimizin tamamına intikal ettirdik, tamamına konuyu anlattık. Ama ne hikmetse hiçbiri bizim konumuza eğilmiyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız da dahil konuyu intikal ettirdik. Bizim ilimizde kuru tarım yüzde 89, yüzde 11 de sulu tarım yapılıyor. Pancar, soğan, patates ekiliyor. Soğan, patatesin durumu vahim. Pancar sıcaklardan dolayı oluşmadan, yani 8-9 ton alınan yerden 3 ton, 2 ton... Bir de kuraklıkla birlikte göletlerimiz şu an boş. Buğdayı don vurdu, kuraklık oldu. Akabinde dolu, akabinde de küresel ısınma. Yağan yağmur sanki bir asit. Biz 400 kilo, 350 kilo buğday aldığımız yerden 70 kilo, 80 kilo buğday aldık. Mercimek, nohuda gelince bir kısmı attığı mercimeği, nohudu kurtardık.  Türkiye'de yüzde 28 şu an tarımla iştigal eden insan var, şu an yerler altındayız. Tarım politikası 21 yıldır gözükmüyor, göremiyoruz. Yapılan politika da yanlış. Bir kiralık olayı var. Kiralıktan dolayı devletin verdiği teşvik gerçek üreticiye sirayet etmiyor, etmediğinden dolayı çiftçi bin 750 lira buğdaya prim alıyordu, o da gitti. Hayvanımı sattım, borcumu ödedim. Benim 8 milyon zararım var. Mazot parası cebimizden gitti, ilaç cebimizden gitti, emeğimiz cebimizden gitti, ekipman cebimizden gitti. Attığımız nohudu zor aldık, attığımız mercimeği zor aldık. 100 kilo buğday aldık, 80 kilo buğday aldık. 400 kilodan sigorta yatırmış vatandaş, geliyor senin tarlada 200 kilo vardı diyor. 400 kilodan 200’e düştü, 200’den sonra hasar tespiti yapıldı. 100 kilodan, 80 kilodan para aldı vatandaş. Sigorta da bir işe yapmadı bu sene. İzmir yüzde 5-10'dur ama bizim ilimizin ekonomisi yüzde 74 tarıma dayalı. Bizim ilimiz 2025- 2026 yılını nasıl taşıyacak, hala çözülemedi. Hayvan pazarları kapalıydı, hayvan satılamadı. Ziraat Bankası tepesine çöktü, Tarım Kredi tepesine çöktü. Devlet büyüktür, devlet babadır, bize verdiği dört kuruş para, ertelese, faizini silse belki beş tane o zenginin affettiği vergi borcu değildir. Ama çiftçi ayakta duruyor. Dünyada ilk yedi ülkeden biri bizimkisi, kendi kendine üreten, yeten. Bu gidişatla bırak 7’yi biz 40’a düşeriz. Çünkü ürettiğiniz ürünü şu an ekemiyoruz. 20 kilo gübre atıyorsak 8 kiloya düştük, 6 kiloya düştük. Tohum almıyoruz, alamıyoruz. Bu kadar sıkıntılı çiftçi. Sayın Genel Başkanımızın tarımı konuşmasını istiyoruz. Tarım şu an sıkıntıda. Bizim gücümüz yetmiyor. Türkiye genelinde hangi siyasetçi geldiyse Yozgat’a hepsiyle konuştuk ama bir adım yol katedemiyoruz. Biz siyasetçilerin yüzde 99’una küsüz." Haber Merkezi

Günün Diğer Haberleri