Erkılıç’tan Kalkınma ve üretim için marka çağrısı

Yozgat’ın eski belediye başkanlarından ve iş insanı Mustafa Erkılıç, kentin sahip olduğu tarımsal, kültürel ve turistik değerlerin ekonomik kazanca dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Mercimekten üzüme, kaz yetiştiriciliğinden yöresel yemeklere kadar birçok alanda değerlendirmelerde bulunan Erkılıç, “İlimizin kıymetini bilelim” mesajı verdi.

GÜNCEL - 27-10-2026 15:32

Yozgat’ın geleceği için üretimin artırılması, yerel ürünlerin markalaştırılması ve kültürel mirasın yaşatılması gerektiğini belirten eski Belediye Başkanı Mustafa Erkılıç, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yozgat Hanımeli Gözleme’de düzenlenen buluşmada kentin kalkınmasına yönelik önerilerini paylaşan Erkılıç, sahip olunan değerlerin yeterince tanıtılamadığına ve ekonomik potansiyelin daha etkin kullanılabileceğine dikkat çekti.

Yozgat’ın kalkınmasının ortak akıl ve iş birliğiyle mümkün olacağını ifade eden Erkılıç, tarımdan gastronomiye, turizmden kültürel mirasa kadar farklı alanlarda atılabilecek adımları anlattı.

TARIMDA ÜRETİM KADAR PAZARLAMA DA ÖNEMLİ

Yozgat’ın temel geçim kaynaklarından birinin tarım olduğunu vurgulayan Erkılıç, üreticilerin devlet desteklerinden daha fazla yararlanması gerektiğini dile getirdi. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), kalkınma ajansları ve tarım müdürlüklerinin sunduğu imkânların yatırımcılar tarafından değerlendirilmesinin önemine değinen Erkılıç, bazı projelerde hibe oranlarının yüzde 70 ila 80 seviyelerine ulaşabildiğini belirtti.

Mantar yetiştiriciliğini örnek gösteren Erkılıç, küçük ölçekli tesislerle de üretim ve gelir elde etmenin mümkün olabileceğini ifade etti. Uygun destek programlarının yatırım maliyetlerini azaltabileceğini kaydeden Erkılıç, tarımsal üretimin çeşitlendirilmesi gerektiğini söyledi.

YOZGAT MERCİMEĞİNE MARKA DEĞERİ KAZANDIRILMALI

Yozgat’ın önemli tarımsal ürünlerinden mercimeğin daha geniş pazarlara ulaştırılması gerektiğini belirten Erkılıç, üretimin yanında tanıtım, paketleme ve pazarlama faaliyetlerine de ağırlık verilmesini istedi.

Ankara’da yürütülen çalışmalarla Yozgat mercimeğinin daha geniş çevrelerde tanınmaya başladığını aktaran Erkılıç, yerel ürünlerin markalaşmasının üreticiye ve kent ekonomisine katkı sağlayacağını ifade etti. Yozgat’ın tarımsal ürünlerinin ulusal pazarda daha güçlü bir yer edinmesi için ortak çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.

YÖRESEL ÜZÜM EKONOMİYE KAZANDIRILABİLİR

Yozgat’ın geçmişten gelen bağcılık kültürünün yeniden canlandırılmasını öneren Erkılıç, yöresel üzüm çeşitlerinin üretime kazandırılması gerektiğini söyledi. Üreticilerin pazarlama ve mevsimsel koşullar nedeniyle yaşadığı sorunlara dikkat çeken Erkılıç, üzümün yalnızca taze tüketimle sınırlı kalmaması gerektiğini dile getirdi.

Üzümün meyve suyu gibi katma değerli ürünlere dönüştürülmesi için işleme tesisi kurulmasını öneren Erkılıç, Kırklareli’nin geleneksel içeceği hardaliyeyi örnek gösterdi. Bozok Üniversitesi’nin bilimsel birikiminden yararlanılarak Yozgat’a özgü ürünlerin geliştirilmesinin mümkün olabileceğini kaydetti.

YOZGAT KAZI GASTRONOMİDE ÖNE ÇIKABİLİR

Geleneksel kaz yetiştiriciliğinin Yozgat için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Erkılıç, bu alanda yalnızca et üretimine odaklanılmaması gerektiğini ifade etti. Bandırma’da katıldığı kaz çalıştayından edindiği izlenimleri paylaşan Erkılıç, kaz tüyü ve kaz yağı gibi ürünlerin de ekonomik değer taşıdığına dikkat çekti.

Kars’ın kaz etiyle oluşturduğu gastronomi kimliğini örnek gösteren Erkılıç, Yozgat’ın da yöresel lezzetlerini tanıtarak bu alanda öne çıkabileceğini söyledi. Mercimekli bulgur pilavı, omaç ve geleneksel Yozgat yemeklerinin restoranlarda daha fazla yer almasının gastronomi turizmine katkı sağlayabileceğini belirtti.

TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRAS GELECEĞE TAŞINMALI

Yozgat’ın kalkınmasının yalnızca ekonomik yatırımlarla sınırlı olmadığını dile getiren Erkılıç, kentin tarihî ve kültürel değerlerinin de korunarak gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı.

Abbas Sayar, Nida Tüfekçi ve Çapanoğlu gibi Yozgat’ın kültürel ve tarihî kimliğinde yer edinen isimlerin daha geniş kitlelere tanıtılmasını isteyen Erkılıç, düşüncesini “Önemlileri önemseyelim, önemsetelim, tanıtalım, yaşatalım” sözleriyle özetledi.

Bu çalışmaların üniversite, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve basının iş birliğiyle yürütülebileceğini belirten Erkılıç, kültürel mirasa sahip çıkmanın kent kimliğini güçlendireceğini ifade etti.

“YOZGAT’IN KIYMETİNİ BİLELİM”

Yozgat’ın gelişimi için bütün kesimlerin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyleyen Mustafa Erkılıç, üreticilerin, iş dünyasının, akademisyenlerin ve basın mensuplarının ortak hedef doğrultusunda hareket etmesinin önemine işaret etti.

Kentteki potansiyelin doğru değerlendirilmesiyle yeni ekonomik fırsatların ortaya çıkabileceğini belirten Erkılıç, Yozgat’ın sahip olduğu değerlerin küçümsenmemesi gerektiğini vurguladı.

Erkılıç, konuşmasının sonunda “Biz hiçbir zaman 66. değiliz. İlimizin kıymetini bilelim” ifadelerini kullanarak Yozgatlılara kente sahip çıkma, üretme ve dayanışma çağrısında bulundu.

/Zeynep ÖZKAYA - / Dilek KOCAER

Günün Diğer Haberleri