Yıllardır staj ve çıraklık sigortasının emeklilikte başlangıç tarihi olarak kabul edilmesini talep eden vatandaşların beklentileri sürerken, Yargıtay'ın son kararı konuya ilişkin önemli hukuki değerlendirmeler içerdi.
Yargıtay, çıraklık sigortasının sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesine yönelik yerel mahkeme kararını bozdu. Ancak kararda, çıraklık döneminde yalnızca eğitim alan değil, iş yerindeki üretim faaliyetlerine fiilen katılarak çalışan kişilerin durumunun farklı değerlendirilebileceğine dikkat çekildi.
Karara göre, çıraklık sürecinde normal bir çalışan gibi üretime katkı sağlayan kişilerin bu durumu; bordro kayıtları, puantaj çizelgeleri, iş yeri belgeleri ve tanık beyanlarıyla ispatlanması halinde mahkemeler tarafından hizmet akdi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olabilecek. Böylece her dosyanın kendi özel şartları çerçevesinde incelenmesinin önü açık bırakılmış oldu.
Mevcut sosyal güvenlik mevzuatına göre ise staj ve çıraklık dönemlerinde ödenen primler yalnızca iş kazası, meslek hastalığı ve diğer kısa vadeli sigorta kollarını kapsıyor. Bu nedenle söz konusu süreler emeklilik hesabına dahil edilmiyor ve sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilmiyor.
Öte yandan, kamuoyunda uzun süredir gündemde olan staj ve çıraklık sürelerine borçlanma hakkı verilmesine ilişkin beklentiler de devam ediyor. Böyle bir yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde, vatandaşlar bu dönemlere ait primlerini geriye dönük olarak ödeyerek emeklilik hesabına dahil edebilecek. Ancak mevcut durumda bu konuda yürürlükte herhangi bir kanuni düzenleme bulunmuyor.
Uzmanlar ise Yargıtay'ın kararının mevcut mevzuatı değiştirmediğini, ancak üretime fiilen katılan çırakların çalışma durumlarını somut delillerle ispatlamaları halinde bireysel davalarda farklı sonuçların ortaya çıkabileceğini belirtiyor. Staj ve çıraklık sigortasının emeklilik başlangıcı sayılmasına ilişkin nihai çözümün ise ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılacak yasal düzenlemeyle mümkün olabileceği ifade ediliyor.
/ Haber Merkezi